Birlikte Yalnızlar Bölüm 8

428 Words
“Masanın Etrafında” “Gerçek Dostluk, Gerçek Hesaplaşmadan Sonra Yaşar” Buluşma Çağrısı Onur’un mektubu, herkesin eline geçti. Aynı cümle, her birinde başka bir suçluluk uyandırdı. İçinde sadece tek bir satır vardı: “O eski çay bahçesinde, pazar günü saat 19.00’da.” Cafer uzun süre kâğıdı elinde tuttu. Ahmet mektubu buruşturup cebine attı. Ömer sessizce arabasının anahtarını çevirdi. Hasan aynaya baktı; bir şişe votkayı yarılamıştı bile. Ve Bünyamin… Yıllarca dışlanan adam, ilk kez o masaya kendi iradesiyle çağrılmıştı. Masada İlk Dakikalar Saat tam 19.00. Masaya ilk oturan Onur’du. Ardından Cafer geldi. Sonra Ahmet, Ömer, Hasan… En son Bünyamin. Göz göze geldiler. İlk kelimeyi söyleyenin suçlanacağını herkes biliyordu. Garson masaya yaklaştı: “Ne alırsınız?” “Geçmişimizi,” dedi Hasan. “Ama taze değilse, getirmeyin.” İlk Kıvılcım – Ahmet’ten Bünyamin’e “Sen niye geldin ki Bünyamin?” dedi Ahmet. “Ben hep vardım,” dedi Bünyamin. “Sadece siz yoktunuz.” “Zaten hiçbir zaman bizim gibi olmadın.” “Evet,” dedi Bünyamin. “Çünkü sizin gibi olmamak, bazen kurtuluştur.” Ahmet ayağa kalktı. Ama Onur kolundan tutup onu yerine itti. “Konuşacağız,” dedi sakin ama sert bir sesle. “Bu masa dağılmadan herkes konuşacak.” Cafer’in İtirafı Cafer’in sesi titriyordu: “Ben sizden hiçbir şey istemedim. Sadece arkadaşım olun istedim. Ama beni en çok seven, en çok kandırandı. Defteri açtığımda hâlâ içim yanıyor… özellikle hepimizin adının yan yana yazılı olduğu o sayfada.” Ömer gözlerini kaçırdı. Çünkü Cafer’in saflığını en çok o kullanmıştı. Ve ilk kez sesi kısık bir özür döküldü ağzından: “Üzgünüm Cafer…” Hasan’ın Patlaması Hasan konuşurken eli masaya vurmadı. Titriyordu. “Hepiniz yalandınız. Ben içerken sadece kendimi değil, sizin suskunluğunuzu da boğuyordum. Hiçbiriniz ‘Hasan iyi misin?’ demediniz.” Ömer dişlerini sıktı: “Sen her zaman kendi karanlığında kalmayı seçtin.” “Çünkü dışımda ışık yoktu be Ömer!” Onur’un Gerçeği Onur derin bir nefes aldı. “Mutlu yaşıyor,” dedi, kısa bir duraksamadan sonra. “Ama sizden hiçbirine geri dönmüyor.” Masadaki sessizlik ağırlaştı. “Çünkü bu masa, dostluk masası değil. Bir hesaplaşma masası oldu. Ve bilmeniz gereken bir şey daha var…” “Mutlu ikinci defteri yazdı. Hepimiz için. Son sözlerini bıraktı. Bu sefer susturmak yok.” Bünyamin’in Sessiz Vedası Bünyamin ayağa kalktı. Ceketini düzeltti. “Ben bu masadan son kez kalkıyorum. Çünkü bu hikâyede artık figüran değilim. Kendi hayatımın başrolünü seçiyorum.” Kapıya yönelmeden önce durdu: “Dostluk, hatırlayanla değil; hatasını kabul edenle yaşar.”O gece masa dağılmadı. Ama herkes kendi içinde dağıldı. Çünkü artık yalan kalmamıştı. Ve hakikat, çoğu zaman dostluktan daha ağır bir yüktür.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD