“Vander Günlükleri – Bir Masa Yedi Kupa Kahkaha”
“Her dostluk, bir kahveyle yeniden başlar.”
Vander...
Köşe başında küçük, ama ruhu büyük bir mekân.
Radyoda Lo-fi çalıyor.
Barista Umut her zamanki gibi memnuniyetsiz bakışıyla kahveleri hazırlarken, masanın etrafında artık hiçbir maske kalmamış yedi dost var.
Kahkahalar masanın üstünden taşarken, geçmişin gölgeleri buhar gibi dağılıyordu.
Yeni Rutin: İşten Sonra Vander
Sabahları hayat aynıydı.
Trafik, geç kalan metrobüs, sinir bozucu müşteriler, patron bağırmaları...
Ama akşamları...
Vander'da bambaşka bir dünya kuruluyordu.
Masaya kim ilk gelirse siparişleri veriyor, gerisi akın akın geliyordu.
Onur en çok geç kalan.
“Yine evrende kayboldum,” diye giriyor içeri.
Hasan, “Evren seni artık salmış, bize takıldın diye sinirli,” diye lafı patlatıyor.
Bünyamin, her zaman en ağırbaşlısı.
Ama geçen gün latte içip kahve köpüğünden bıyık yapınca...
Ömer telefon kamerasını bırakmadı.
“O bıyık seni milletvekili yapar kanka,” diye kahkahalarla yıkıldı ortam.
Kahkahalar, Şakalar, Dostluk...
Ahmet her zamanki gibi sevgilisiyle uzun uzun mesajlaşıyor.
Ama artık saklamıyor.
Hasan omzuna dokunuyor:
“Oğlum bırak şu telefonu, bak Mutlu teorisini anlatıyor yine.”
Ve Mutlu, filozof havasında:
“Hayat aslında bir kahve makinesidir. İçine ne koyarsan, dışarı o çıkar. Biz yıllarca kendi kirli suyumuza bastık kendimizi. Artık temizleniyoruz, oğlum!”
Cafer bir an susuyor.
Sonra gözlüğünü indirip ciddi bir ifadeyle konuşuyor:
“Arkadaşlar, geçen gün biri bana ‘çok masumsun’ dedi. Artık dedim, ‘ben masum değilim, ben temkinliyim.’”
Ve herkes gülerken, Cafer'in de içten gülümsemesiyle geçmişin o kırgın yüzü iyice siliniyor.
---
Vander’da Bir Gelenek: “Günün Lafı”
Her gün biri “günün lafını” söylemek zorunda.
O gün Bünyamin seçildi.
Ayağa kalktı, gömleğini düzeltti, ve ciddi ciddi konuştu:
> “Hepimizin içinde bir yıkıntı vardı. Ama şimdi aynı tuğlalarla yeniden bir kale kuruyoruz. Belki lüks değil, ama sıcacık... ve içinde dostluk var.”
Ardından herkes kupasını kaldırdı.
Ve bir ağızdan:
“Geçmişe küstük, geleceğe barış teklif ettik!”
---
Arka Sokaktan Geçerken
Mekândan çıkarken, sokak lambaları altında yürüdüler.
Bir zamanlar birbirlerinin kuyusunu kazan yedi adam...
Şimdi yan yana yürüyor, bir zamanlar birbirlerine attıkları lafları şimdi espriye çeviriyordu.
Ömer, Cafer'e dönüp:
“Hani sen ‘o kızla sadece arkadaşız’ diyordun?”
Cafer:
“Kanka işte, o arkadaşlığı hâlâ unutamıyorum!”
Herkes güldü.
Onur birden durdu:
“Biliyor musunuz? Belki de bu bizim hayatımızın en iyi dönemi. Çünkü artık kendimizi kandırmıyoruz.”