“Vander’da Gönül Arenası”
"Yedi adam. Dört kız. Sonsuz rezillik!"
Vander’da o akşam her zamanki gibi latte köpüğüyle sakal yapan Bünyamin, Mutlu’nun yeni felsefesini dinliyordu:
> “Kahve aslında ruhun aynasıdır. Kimin içine şeker atıyorsa, o ilişkide tatlı kalmak istiyordur...”
İşte o sırada kapıdan dört kadın içeri girdi.
Sanki zaman durdu.
Kamera yavaşladı.
Müzik “slow motion”a geçti.
Mine, Şule, Jale, Berna.
Dört kadın, dört farklı enerji.
Mine: Sessiz ama derin. Gözlük takıyor. Gizli gizli kitap okuyor.
Şule: Girişken. Hemen baristayla flörtleşti.
Jale: Espirili. Herkese laf yetiştiriyor.
Berna: Moda ikonu gibi. Kombini Milano’dan fırlamış gibi.
Rekabet Başlıyor
İlk hareketi Onur yaptı.
“Ben kesinlikle Berna’yla ortak noktalar bulacağım. Mesela... o da boşlukta yaşıyor olabilir.”
Ahmet, Şule’ye göz dikti.
“Ben onunla Playstation oynarım. Kadın Fifa biliyorsa evlenirim.”
Cafer ise Mine’yi izliyordu.
“Kitap okuyor. Demek ki içi de güzel. Ben bu kız için TDK’ya üye olurum.”
Hasan bir köşeden:
“Jale’ye gülüyorum ya... galiba hoşlandım. Ya da latte bana vurdu.”
“Kupa Latte Savaşı”
Kızlar kahve siparişi verdi.
Çocuklar da aynı kahveleri söyleyip “şans eseri aynı tadı sevmek” numarası yapmaya çalıştı.
Mutlu yanlışlıkla Berna’nın latte’sini içti.
Berna:
> “Pardon, bu benim latte’m.”
> Mutlu:
> “Biliyorum. Ama seninle bir tadı paylaşmak... bana çocukluğumu hatırlattı.”
> Onur:
> “Sen çocukken latte mi içiyordun manyak?”
Kahkaha patladı. Ama Berna güldü. “Delisiniz siz.” dedi.
“Masa Dansı”
Bir şarkı çalmaya başladı. Şule ayağa kalktı, dans ediyor.
Ahmet dayanamadı, o da kalktı.
Bünyamin:
> “Düğün değil ama oynuyorsunuz.”
> Ahmet:
> “Kanka düğün değil ama gönlüm evlenmek istiyor!”
Şule kahkahalar içinde.
Ahmet ayağı takılıyor, Onur’un kahvesine düşüyor.
Onur bağırıyor:
> “Lattemi boğdun sen!”
> Şule yere çömelip:
> “Sana yeni latte alacağım, çünkü sen latte’siz yaşama.”
> Onur göz kırpıyor:
> “Aşık olmam beş saniye sürdü.”
“Şiir Okuma Kapışması”
Mine kitap okuyunca Cafer etkileniyor.
Bir defter çıkartıyor.
> “Mine için bir şiir yazdım.”
> Şiir:
> “Ey kitapların kadını,
> Kalbimdeki virgül sensin.
> Parantez açtım sana,
> Aşk cümlemde öznesin.”
Mine utanıyor ama gülümsüyor.
Mutlu dayanamaz:
> “Cafer kardeşim, bu şiir değil, noktalama işareti devrimi.”
Şiir rekabeti başlıyor.
Hasan gitar bulup besteye döküyor.
Bünyamin bağlama bulup türküye çeviriyor.
Barista Umut kafasını uzatıyor:
> “Bari sahne kiralayın da maaş alayım sizden.”
Kızlar bu saçmalıklardan çok eğleniyor.
Hepsi dostane davranıyor.
Kimse kimseyle özel bir şey yaşamıyor ama flört dolu, eğlenceli, şeker gibi bir gece yaşanıyor.
Herkes gülüyor.
İhanet yok.
Drama sıfır.
Sadece hayatın tuhaf, absürt ama eğlenceli anları.