Birlikte Yalnızlar Bölüm 13

453 Words
“Masada Kırılan Zincirler” "Gerçek dostluk, en karanlık sırlar açıldığında başlar." Sabahın ilk ışıkları camlara vururken, o masada oturan yedi adam birbirine bakıyordu. Yüzlerinde uykusuzluk, geçmişin yorgunluğu ve biraz da merak vardı. Mutlu’nun gelişi, herkesi sarsmıştı. Ama şimdi bir adım daha gerekiyordu. Sadece dinlemek değil, konuşmak. Cafer – “Ben artık iyi olmak istemiyorum” İlk sözü Cafer aldı. Yüzü bembeyazdı. “Ben... ben hep iyi kalpli oldum. Ama iyi olmak sadece bana zarar verdi. Beni hep arkadaşlarım kandırdı. Borçlar içinde kaldım. Yine de kimseye kin gütmedim. Ama artık iyi olmak istemiyorum. İyi değil... gerçek olmak istiyorum. Ve gerçek şu: Size çok kırıldım.” Ahmet başını eğdi. “Ben de seni çok kırdım biliyorum... O konsol olayında, senin sırtından para aldım. Söylemedim. Hakkını helal et.” Ömer – “Sana ihanet ettim...” Ömer göz göze gelmekten kaçınarak konuştu. “Cafer... ben senin hoşlandığın kıza aşık oldum. Gizli gizli görüştük. Sana bunu söylemedik. Beni affetmeni beklemiyorum. Ama artık yalanla yaşamak istemiyorum.” Cafer başını salladı. “İşte bu... gerçek bu. Kırıldım. Ama artık sırtımdaki yük hafifledi.” Hasan – “Sarhoş değildim, sadece kaçıyordum” Hasan bardağını kenara itti. “Ben içmeyi seviyordum çünkü gerçeklerden kaçmak kolaydı. Ama sizler beni hep yalnız bıraktınız. Sarhoşken yanımda olmadınız. Ayıkken daha da çok gittiniz. Küstüm size. Ama bu sabah, size kızgın değilim. Sadece... çok özledim.” Bünyamin – “Ben yoksam yok sayıldım” “Hiçbiriniz düğünüme gelmediniz,” dedi Bünyamin. “Zor zamanlarımda aramadınız. Ben hep sessizdim ama bu, kırılmadığım anlamına gelmedi. Artık sizinle barışmak istiyorum ama unutmak değil, hatırlayıp affetmek istiyorum.” Onur – “Ben zekamla oyun oynadım, ama şimdi…” Onur sırıttı. “Ben hep zekamla aranızda dolaştım. Kimin ne sakladığını bilirdim. Kimin kimi sevdiğini. Hatta bazen sizi birbirinize karşı bile kullandım. Ama bunları yaptım çünkü yalnızdım. Bu masa... benim evimdi. Ve bu evi yok ettim. Şimdi yeniden inşa etmek istiyorum.” Ahmet – “Mutlu olmayı bile unuttum” Ahmet gözlüğünü çıkardı. “Ben oyunlara kaçtım. Uzak ilişkilerde kendimi oyaladım. Ama aslında kendi içimde kayboldum. Çalışmak zorundaydım ama yaşamak için değil, sadece sürünmemek için. Sizi ihmal ettim. Kaçtım. Ama artık geri döndüm.” Mutlu – “Sadece masaya oturdunuz, mesele bu değil” Mutlu, hepsine tek tek baktı. “Bu masada oturmanız güzel. Ama mesele sadece burada olmak değil. Özür dileyebilmek, affedebilmek ve birlikte yeniden yürümek... işte gerçek dostluk bu.” Ve o sabah... Güneş pencereden içeri sızarken, yedi adam birbirine sarıldı. Geçmişin ihanetleri, acıları ve sırları... Birbirlerini affederek, kendilerini de affettiler. İlk defa gerçekten “dost” oldular. Yıllar süren haset, kıskançlık ve sessizlik bir kahve buharında eriyip gitti. O sabah ne bir kavga çıktı, ne bir bağrışma... Sadece gözyaşı ve gülümseme vardı. Ve yepyeni bir başlangıcın sessiz yeminleri.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD