Aklıma, bir zamanlar peşinden koşturduğum, benden yaşlarca büyük olan çocuk geldi. Abimin arkadaşı. İsmini hiç bir zaman öğrenemediğim, abime sorduğumda ise her zaman ters bir karşılık aldığım ama benim yinede pes etmeyip, deli gibi peşinden koşturduğum o çocuk. Ne zaman bize gelse, bir sapık gibi hayranlıkla seyrederdim. Ne zaman benimle uğraşsa yada benimle sohbetler etse onunla ilgili hayaller kurardım. İlk aşkım, çocukluk aşkım. Annemin makyaj malzemelerini kırarak kullanır, çocuğun karşısına geçer sanki podyumda yürür gibi şov yapardım. Ve ben yıllar sonrasında, karşımdaki adamın o olduğunu düşünüyordum. Öyle miydi gerçekten? Henüz bilmiyorum. Bir labirentin içindeydim, masanın üzerine kurulmuş yapboz oyununun parçalarını birleştiriyordum. Bana verilen bir kaç parçayı tamamla

