(+18)-Düğün-

3396 Words

Haziran ayının son haftasıydı. Ankara güneşini biraz kıskanır gibi aydınlatan beyaz tüller, mahalle aralarına gerilmiş iplerde dans ediyordu. Sokak başından sonuna kadar masalar dizilmişti. Üzerleri beyaz kâğıt örtülerle kaplanmış, tabldot tabaklar yerleştirilmişti her birine. Menü sade ama bereketliydi: Döner-pilav, yanında cacık, salata, bir kase yayla çorbası… Tabaklara buharda tüten pilavlar servis edilirken mahalledeki çocukların gözü hâlâ dönerdeydi. Tabii ki yemeğin üstüne bol köpüklü gazoz da eksik değildi. Köşe başında saz ekibi kurulmuştu. Davul, zurna, bağlama ve darbuka... Ankara havaları çalınıyor, oynayanların topukları yerden kesiliyordu. Gençler sıraya girmiş “Ankara misketi”ne tutulmuşken, yaşlı teyzeler gölgede örgülerini bırakıp alkış tutuyordu. Mahalleli sabahın erken

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD