bc

Mahallede Ateş ve Böcek (+18)

book_age18+
6.2K
FOLLOW
85.6K
READ
dark
forbidden
BE
family
HE
age gap
opposites attract
second chance
drama
tragedy
sweet
lighthearted
serious
kicking
mystery
city
mythology
office/work place
pack
cheating
childhood crush
rejected
love at the first sight
surrender
addiction
like
intro-logo
Blurb

Ne alırdın abi?"

Sözcükler hızlı, düz, mesafeli çıktı. “Abi” kelimesi, ince bir diken gibi saplandı Tugay’ın kulağına. Ama mimiklerinde tek bir kıpırtı olmadı. İçinden “abi mi?” diye geçirdi. Sustu. Gülümsedi bile hafifçe.

" Malbora Red... bir paket."

Kardelen raftan uzandı, sigara paketini çıkardı, poşete koydu. Göz göze gelmemeye özen gösteriyordu. Tugay ise tam tersine, onun her hareketini dikkatle izliyordu. Yavaş, gözleriyle ölçerek.

" Seni daha önce hiç görmedim burada, Mehmet Ali abinin kızı olduğunu bile bilmiyorduk."dedi sonunda Tugay.

" Yeniyim," dedi Kardelen. Babam erkek çocuğu olmadığım için beni sevmez söylemeye utanır diyemedi.

" Nereden geldin?"

"Bursa."

"Ne zamandır buradasın?"

"İki hafta oldu."

"Burada mı çalışıyorsun hep?"

" Dayımın dükkânı."

"Kaç yaşındasın?"

"16."

Tugay, kızın yaşının küçük olmasına kaşını kaldırdı. Ona göre küçüktü ama bu mahallede evlilik çağı gelmişti. Burada böyleydi. Kız ortaokulu bitirince hemen evleneceği günü beklerlerdi. Yıl olmuş 2000 ama kafalar aynı.

O sırada Tugay içinden yaş farkı hesaplamasını bile yapmıştı.

"Adın ne?"

Kardelen, hafifçe başını kaldırdı. Gözleri hâlâ yere dönüktü ama sesi bu kez daha yumuşaktı.

" Kardelen."

Tugay gülümsedi. O ismin onda nasıl bir his uyandırdığını yalnızca kendisi bilirdi.

" Güzelmiş, "dedi ve çıktı.

🚬🚬🚬🚬🚬🚬🚬

2000 yılında Ankara'sı küçük, sıcak bir mahallesinde geçen hikâye, aynı mahallede iki gencin yolları kesişir.

Kardelen, yoksul bir ailenin içine kapanık, içli kızıdır. Bursa’da yaşlı babaannesiyle geçirdiği yılların ardından, onun vefatıyla Ankara ’ya ailesinin yanına döner. Dayısının küçük bakkalında çalışırken, mahallede herkesin tanıdığı, zengin ve ağırbaşlı bir genç olan Tugay’la karşılaşır.

Tugay, Kardelen’i ilk görüşte etkileyici bulur ve onu tanımak için her gün dükkâna uğramaya başlar. Ancak Kardelen, Tugay’ın sert tavırlarından dolayı ondan çekinir ve ilk başta ona karşı bir yakınlık hissetmez. Hikâye, bu iki karakterin birbirine yaklaşma sürecini ve mahallede filizlenen sade ama derin bir aşkı anlatır.

chap-preview
Free preview
-TANITIM-
2000 yılının Ankara'sı, hâla eski usul hikâyelere ev sahipliği yapıyordu. Gökten radyo melodileri süzülür, pencerelere çamaşır ipleri gerilir, çocuklar sokakta seksek oynar, anneler kapı önlerinde dedikodu yapardı. Şehrin kenar mahallelerinden birinde, adını kimsenin tam olarak bilmediği ama herkesin "bizim mahalle" dediği o yerde, hikâyemiz sessizce filizlenmeye başladı. Kardelen, Bursa'nın serin rüzgarlarında büyümüş, yaşlı babaannesinin dizinin dibinde kitap kokusuyla yoğrulmuş bir genç kızdı. Çocukluğu sessizlikle, eksiklikle geçmişti. Bir babanın sarhoş bakışlarında sevgi aramaktan, annesinin suskun omuzlarında huzur bulmaya çalışmaktan yorgundu. Babaannesi öldüğünde, onu sarıp sarmalayan son sıcaklık da toprağa karıştı. Ve böylece, on altı yaşında bir kız çocuğu olarak Ankara'ya döndü. Eve değil, belirsizliğe... Mahalleye ayak bastığında, insanların gözleri üstündeydi. Üzerinde babaannesinin ördüğü solmuş bir hırka, yüzünde içe dönük bir melankoli vardı. Dayısının bakkalında çalışmaya başlamasıyla, her sabah erkenden dükkânın kepengini kaldırır, rafları düzenler, sonra tezgâhın arkasına geçip sessizce beklerdi. Müşteriler gelip geçerken, o uzaklara dalar, kalabalığın içinde görünmez olurdu. Ta ki o sabah, dükkânın kapısı çalınana dek. Tugay ATEŞ, girdi içeri. Ağır adımlarla, gözlerini kızın gözlerine sabitleyerek. Sigara almaya gelmişti, belki. Belki de sadece bahaneydi bu. Mahallenin tanıdığı, çekindiği, biraz da hayran olduğu o uzun boylu, koyu saçlı, delici bakışlı genç adam. Tugay, babasının zoruyla inşaat mühendisliği okuyor ama mahallenin ağır ağabeylerinden. Babası emlak kralı, ailesi varlıklı, eli kolu geniş. Onu tanımayan yok. Onu sevmeyen kız da... neredeyse yok. Ama Kardelen... Kardelen onun o sert, biraz da umursamaz tavırlarına anlam verememişti. İlk bakışta sevmedi. Belki biraz korktu. Belki de bir şeylerin başlamasından çekindi. Tugay ise, kızı gördüğü o ilk an içinden bir şeylerin koptuğunu hissetti. O günden sonra sabahları sigara bahanesiyle uğrar oldu bakkala, akşamları ise sakız, gazoz ya da ne bulursa. Kardelen onun niyetini anlamazlıktan gelse de, göz göze geldiklerinde, içinden bir sıcaklık geçip gidiyordu. Ama asla belli etmedi. Alışılmadık bir adamdı. Ve Kardelen, alışılmış acılarla büyümüş bir kızdı. İşte böyle başladı her şey. Sokaklar hâlâ çiçek kokuyordu. Radyoda hâlâ Sezen Aksu çalıyordu. Mahalle yavaş yavaş yeni bir hikâyeye uyanıyordu. Tugay ve Kardelen’in hikâyesine... FİNAL OLANA KADAR ÜCRETSİZ OLACAKTIR 🧡

editor-pick
Dreame-Editor's pick

bc

Askerin Yaralı Gelini

read
29.7K
bc

Askerin Gelincik Çiçeği

read
36.8K
bc

İNFAZ

read
4.9K
bc

KIRMIZI DOSYA : AŞK +18

read
30.4K
bc

Sessiz Çığlık

read
10.9K
bc

KIZIL ŞEYTAN (BERDEL) TAMAMLANDI

read
15.3K
bc

KARŞI KOMŞUM Bİ ROMEO

read
7.6K

Scan code to download app

download_iosApp Store
google icon
Google Play
Facebook