3 AY SONRA... Kafes Kafe artık tüm müşterilerini uğurlamış, içeride yalnızca dostluğun sıcacık sesi kalmıştı. Kardelen ve arkadaşları, Tugay’ın tayfası da dâhil olmak üzere üç masayı birleştirmiş, koyu bir sohbetin içinde kaybolmuşlardı. Erkekler bir ara kendi aralarında maç muhabbetine dalmış, sert ama tatlı bir şekilde atışıyorlardı. Kardelen ise oturduğu yerden önündeki tabaktan renkli şekerli leblebilerin sadece pembe olanlarını seçip yiyor, arada bir çayından küçük yudumlar alıyordu. “İstanbul’a gidelim de şu maçı stadyumda izleyelim lan, Cevat!” dedi Alperen coşkuyla. “Oğlum, kafeyi nasıl bırakıp gidelim?” diye yanıtladı Cevat omuz silkerek. “Ben bakarım kızlarla, Cevat abi,” dedi Kardelen bir anda. Cevat, tek kaşını kaldırarak ona baktı. “Hıhı, abim olur. Sonra Tugay öğrensin

