Kardelen gözlerini açtığında, perdeden süzülen güneş ışığı odanın duvarında sarı lekeler bırakmıştı. Yatakta doğrulmadan önce gözlerini birkaç kez kırpıştırdı, hâlâ gece yaşananları düşünüyordu. İçinde tatlı bir yorgunluk, yüzünde ise istemsiz bir tebessüm vardı. Tugay ve arkadaşlarıyla oturdukları o masa… Gülsüm’ün tatlı sataşmaları, Rabia’nın neşesi… Ve en çok da Tugay’ın, ona bakarken dudaklarında beliren o sakin gülümseme. Kalbini hızlandıran, ama aynı zamanda garip bir huzur veren o bakış... Bir de gece dönüş yolu… Her şey sessizleştiğinde, kalp sesini duyacak kadar sessizdi sokaklar. Tugay ve diğerleri sokağı kontrol etmişti; "Buralar temiz," demişti Kerem. Rabia, Kardelen'in koluna girmişti. Gülsüm ise fısıltıyla, “Mahallede yürümek başka, gece kaçak yürümek başka be abla,” demişt

