Bir anda yanımıza doğru yürüdü Serdar. Adımlarındaki öfkeyi, yüzündeki sertliği görmemek imkansızdı. Daha ne olduğunu anlamadan Seher.’le İlayda ’yı yanımdan çekip aldı. Gözlerini bile görmeden, dikildi karşılarına. Fırtına gibiydi. “Dinleyin!” dedi öyle bir sesle ki, içim ürperdi. “Onunla!” Parmağıyla beni işaret ediyordu. “Asla samimi olmayacaksınız! Burada eğlence yok! Arkadaşlık yok! Sadece görev var. Anladınız mı?” İçimden bağırmak geçti Ben sizin düşmanınız değilim! diye, ama dilim tutulmuştu. Kızların yüzüne baktım; korkmalarını beklerken ikisi de başlarını dik tutmuştu. İlayda hiç çekinmeden cevap verdi. “Komutanım, biz onu seviyoruz ve güveniyoruz.” Seher de aynı kararlılıkla ekledi. “Evet, biz sadece Yaren ’in yanında duruyoruz. Bu samimiyet değil, güven demek.” Onların b

