Kızlarla sohbet etmeye başladık. Lara anlatırken öğrendim ki, Türkiye’ de sadece iki tane SAT kadın varmış. İkisini de Serdar kendi timine almış. Bunu duyunca aklımdan istemsizce “Bu Serdar kadın düşkünü mü acaba?” diye geçti. Bana olan mesafesi başka bir şeydi tabii… Zaten beni hala potansiyel terörist olarak görüyordu. Ama yine de, bu kadar güzel ve güçlü iki kadını bilerek seçmesi kafamı kurcaladı. Hem zaten baştan beri gergindim; bu düşünce de üstüne tuz biber ekti. Acaba beni terörist sanması beni koruyan bir şey miydi? Tam bu düşüncelerle oyalanırken Lara ’nın telefonu titredi. Gelen mesajı okudu, yüzünde hafif bir tebessüm belirdi. Sonra ayağa kalktı. “Kaan uyanmış, acıkmış da.” dedi. “Sohbetinize doyum olmaz ama benim gitmem lazım.” Seher, kanepeye yaslanmış, ellerini kavuştur

