1.BÖLÜM

404 Words
Gece, sarayın üzerine ağır ağır çökmüştü. Topkapı’nın koridorları sessizdi ama padişah IV. Murad’ın zihni susmuyordu. Herkesi tek bir bakışıyla titreten koskoca, kudretli bir padişahtı. İki metre boyu, iri yapısıyla adeta bir celladı andırıyordu. Lakin sadece uykuya yenik düştüğünde hükmü sürmüyordu artık. Rüyasında sisli bir bahçe vardı. Ay ışığı solgun, hava durgundu. Adımlarını attıkça zemin yumuşuyor, sanki bastığı yer gerçeklikten kopuyordu. Masalsıydı bu diyar. — Aşkımmm, gelsene yanıma… Zarif, ince bir dilberin sesiydi bu. Kendisini çağırıyordu. Adımları istemsizce içeri yöneldi. Ağır perdeler rüzgârla uçuşuyor, kandil ışığı titrekti… Bu oda kendisinin odasıydı; has odaydı. Geniş yatağında bir kadın vardı. Cüretkâr bakışlarla kendisini yatağa davet ediyordu. İpek yastıklara yaslanmıştı. Kızıl saçları omuzlarına dökülmüş, teni ay ışığıyla nûr bulmuştu. Orman yeşili gözleri, kiraz kırmızısı dudaklarıyla tablo gibiydi bu hatun. Murad’ın bakışı üzerinde durdukça ağırlaştı. Bu bir arzu değildi sadece; bu, yıllardır içine gömdüğü bir ihtiras-ı menhûse idi. — “Rüya mısın sen?” dedi Murad, sesi arzudan kısılmıştı. — “Yoksa bana bahşedilmiş bir azap mı?” Kadın cevap vermedi. Elini uzattı, Murad’ı yatağa çekti. Bu hatunun üzeri çıplaktı; karanlıkta teni ay gibi parlıyordu. Kadını inceledikçe Murad’ın aklı gidiyordu. Kadının elini tuttuğunda göğsüne bir ateş yürüdü. Parmakları titredi. Nice diyarlar titretmişti ama bu el… lakin bir dilber ona diz çöktürüyordu. Hatun, ince kollarını kalın boynuna doladı. Murad’ı iyice üzerine çekti. Aralarında bir nefeslik mesafe kaldı. Murad, huri suretli kadının alnına alnını dayadı. Nefesleri birbirine karıştı. — “Ben ki cihânı dize getirdim,” diye fısıldadı, lakin bir çift orman yeşili göze vuruldum."Kelimeler ağzından istemsizce dökülüyordu. — “Kimsin sen, hatun?” Sâre’nin parmakları Murad’ın yapılı göğsünde gezindi. Kalbinin attığı yeri buldu, usulca okşadı. — “Adım Sâre. Ben senin kaderinim,” dedi. — “Beni bul, kurtar beni.” — “Sâre’m…” diye fısıldadı; dua gibi çıkmıştı sözcükler. Murad iyice Sâre’ye sokuldu. Sâre’nin saçları Murad’ın yüzüne değdi. Murad gözlerini kapadı. Kokusu aklını mühürledi. Dudakları hatunun yanağına, oradan dudak kenarına değdi. Zaman durdu. İpek döşek gıcırdadı. Gecenin sessizliği, kalp atışlarıyla bozuldu. Murad’ın eli Sâre’nin belinde durdu. Daha ötesine gitmedi. Gitmek istemedi. Çünkü bu rüya, bozulamayacak kadar kıymetliydi. — “Kal,” dedi, sesi neredeyse bir yakarıştı. — “Bu gece yatağımda , koynumda kal hatun” Sâre gözlerini kapadı. — “Geceler fanidir,” dedi. — “Ben de öyleyim. Bul beni” Murad onu bağrına bastı. Ve tam dudakları birleşecekken… Kandil söndü. Murad uyandı.Nefes nefese kalmıştı. Yatağı soğuktu. Kolları boştu. Ama göğsünde hâlâ Sâre’nin dokunduğu yer yanıyordu.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD