Ateş ve Su

3568 Words

Kırık pencerenin ahşap kalaslarla derme çatma kapatıldığı salon, dışarıdaki ölümcül gecenin ardından tuhaf, ağır bir sükunete teslim olmuştu. Daren ve Sarah, sınırın güvenliğini tamamen sağladıktan sonra içeri girmiş, ikisi de yorgunluktan kendilerini şöminenin karşısındaki geniş deri koltuğa bırakmıştı. Aren eski, meşe oymalı bir dolabın kapağını açtı. İçinden üzeri toz tutmuş, muhtemelen yüzyıllık, kalın camlı bir şişe ve altı tane kristal kadeh çıkardı. Şişenin mantarını tek bir sert hareketle açtığında, odaya yoğun, genzi yakan ama bir o kadar da baştan çıkarıcı bir kehribar ve is kokusu yayıldı. “Bu gece,” dedi Aren kadehlere ağır, altın rengi sıvıyı doldururken. Sesi yorgundu ama gözlerindeki o yenilmez ateş hâlâ yerli yerindeydi. “Sınırın kapılarına dayanan karanlığı, tek bir kayı

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD