İnci’nin Anlatımıyla Babam odaya alınmıştı, durumu şükür ki iyiydi. Annem bir an bile başından ayrılmıyor, sürekli nabzını kontrol ediyor, battaniyesini düzeltiyordu. O, babamın gözlerini açık gördükçe yeniden nefes alıyor gibiydi. Emine babaanne, babamın rahatsızlığını duyduğu gibi Trabzon’dan ilk uçakla gelmişti. Arslan da onu havalimanından almak için gitmişti. Babam odaya alındığında "durumu iyi fazla kişiye gerek yok" diyerek dayım, eniştem, teyzem, kuzenlerim gitmişti. Peki ya ben? Ben babamla göz göze gelmeye bile korkuyordum. Doktor, “Stres ve heyecan kesinlikle yasak.” demişti. Ama babam… O, hiçbir fırsatı kaçırmazdı. Bu durumu bile kullanacağına emindim. Gözlerini üzerime diker diker, susarak bile bin şey anlatırdı. “Ben mi, Baran mı?” diye sorsa… Nasıl cevap verebilirdim k

