Umut’un Anlatımıyla Sabah gözlerimi Baran’ın ağlama sesiyle açtım. Henüz güneş yeni doğuyordu; odanın içine sızan solgun ışık, perdelerin arasından süzülüp yatağımızın üzerine düşüyordu. Arzu hâlâ derin bir uykudaydı. Yorgun yüzü, bir bebeğin huzuruyla uyuyan masum bir çocuğu andırıyordu. O kadar güzeldi ki, bir an onun uyanmaması için dua ettim. Yavaşça yataktan doğrulup Baran’ın yanına gittim. Beşiğinde kıpır kıpırdı, minik ellerini havaya kaldırıp ağlıyordu. “Tamam küçük adam, baban burada,” dedim gülümseyerek. Kucağıma aldığımda ağlaması hafifledi. Onun o sıcacık bedeni, bütün yorgunluğumu alıp götürüyordu. Mamasını hazırlamak için termosu elime aldım. Henüz gece ısıttığımız su hâlâ sıcaktı. Biberonu dikkatlice doldurup mamasını karıştırdım. Küçük bir test için bileğime birkaç damla

