Arzu, günlerdir içinde fırtınalar kopmasına rağmen, nihayet kalbinin sesine kulak vermişti. Umut onun için bir sığınaktı, fırtınalı hayatının ortasında bulduğu güvenli bir limandı. Fakat yine de kalbinde bir ürperti vardı, korkular hâlâ peşini bırakmıyordu. Arzu, Umut'un gözlerine bakarak sordu, “Peki ya ailen, Umut ? Onlar kabul edecek mi bizi?” Arzu’nun gözleri yere kaydı, dudaklarından tek kelime dökülmedi. Umut ise yavaşça elini uzatıp onun çenesini kaldırdı, gözlerinin içine baktı. “Edecekler, Arzu. Bana güven,” dedi şefkat dolu bir sesle. O an, Arzu’nun içine derin bir huzur yayıldı. Henüz ikisi de Bahoz Ağa’nın almış olduğu düğün kararından haberdar değildi. Her şeyin üstüne doğacak yeni bir güneşten habersizdiler. Bir süre sessizlik hâkim oldu. Ardından Arzu utangaç bir şekil

