UMUT AĞA 🧿🧿🧿

1061 Words

Sabah kahvaltı masasından neşe ve kahkaha sesleri yükseliyordu. Biz Arzu’yla hazırlanıp aşağıya indiğimizde herkes çoktan sofraya oturmuştu. Çay bardaklarından yükselen buhar, taze pişmiş böreklerin kokusuna karışıyor, evin içi sıcacık, huzurlu bir atmosferle doluyordu. Arslan, her zamanki gibi huysuz bir çocuk gibi İnci’yi ikna etmeye çalışıyordu. “İnci, ne olur arabayı bir saatliğine ver ya, bir saat!” diye yalvarıyordu. İnci ise elindeki zeytini ağzına atarken sakin bir sesle, “Hayır Arslan, dün verdim. Arabamı bu kadar sık kullanamazsın,” dedi. Arslan yüzünü buruşturdu, kaşlarını kaldırarak tehditkâr bir ses tonuyla, “O zaman babama sevgilin olduğunu söylerim,” dediğinde sofradaki herkesin kahkahası bir anda kesildi. Ben gülmemek için kendimi zor tuttum. Masaya yaklaşıp elimle Ars

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD