5.Bölüm🌼 [YENİLENME]

2232 Words
Uyarı! Bu bölümde cinsel içerikli konuşmalar mevcuttur rahatsız olan okumak istemeyen bu bölümü okumaya bilir. Sizleri seviyorum... Bölüm Şarkısı- Cem Adrian-Seni seviyorum • • • (Aras'ın ağzından) Gece boyunca sarışınla ilgilenmiştim çok değişik bir kızdı diğer o anlatılan zenginler gibi değildi. Ama güçlü ve güzeldi. Nisa'nın yanına gitmem lazımdı ağabeyimin intikamını alacağım onu kendime aşık edip öylece ortada bırakacaktım. Aynanın karşısına geçtim bir sene önce ağabeyimle yaptığım kazadan sonra bedenimde oluşan günlerce komada kalmama sebep olan yara izlerine baktım en büyüğü göğüsüme saplanan cam parçasıydı. Ağabeyimi o kazada kaybettim arabanın frenleri bozulmuştu bunu yaptıran Aykut'tu ama ağabeyimden ne istemişti onlar ayrılmış ağabeyim yurtdışına gidecekti. Eda abladan bağımsız kendine mutlu olacağı bir hayat kuracaktı. Ben ağabeyimden olmayacaktım. Çok özlemiştim ağabeyimi keşke ona sarılabilsem. Telefonuma yayılan mesaj sesiyle kendime geldim Nisa:Ağabeyim bir iş sebebiyle şehir dışına çıktı. İstersen bu gün bizim eve gelebilirsin sevgilim. Ona hemen tamam yazdım istediğim olmuştu. Bu sayede Nisa ile birlikte olabilirdim. Bu da zamanı geldiğinde Aykut'u delirtirdi. Hemen hazırlanmaya koyuldum. Mutfakta kahvaltı yapan annemin yanağına öpücük kondurduktan sonra dışarı çıktım. Bunu en çok evladını acı bir şekilde toprağa koyan annem için yapmalıydım. Aradan bir kaç saat geçti nefes almak için sahile doğru yürüdüm. Gözüm istemsizce sarışının camına takıldı. Ayağı nasıl olmuştu acaba? Kızın telefonu da yok mesaj atamıyorum. Ama haklılardı babası hakkında olan o haberleri görmesi İren'i şoka uğratmak için yeterdi. Zamanın geçmesini beklerken bir sigara yaktım. Sigaranın dumanı ciğerlerime doğru ilerlerken. Mahallemize yeni gelen mahalle şartlarımıza göre çokça lüks olan o arabayı gördüm. İren'in hiç yanından ayrılmayan arkadaşları. Arabayı park edip indiler Berk olan sürekli bir şeyler anlatıyordu. Toprak'ta bazen gülerek bazende ciddi cevaplar veriyordu. Apartmanın kapısına yönelip içeri girdiler. Tam bu esnada mesaj bildirimi zamanın geldiğini gösteriyordu. Bir an önce aşağı mahalleye doğru ilerledim. Nisa ağabeyinin sürekli kapıda kontrol ettiği o adamları göndermişti. Çabuk olmalıydım. Apartmana girdim üst kata çıkarken Eda ablanın evinin kapısı açıldı ve beni gördü. "Aras ne işin var burada bir gören olacak." "Sevgilime geldim kendisi çağırdı." Nisa ve Aykut yıllar önce ailesini kaybetmişti onlardan kalan bu apartmanın bir dairesi Nisa'ya aitti geri kalan Aykut'un eviydi Eda abla ile altlı üstlü oturuyorlardı. "Aras kendine gel bu çok tehlikeli. Hemen git buradan." Bir anda çocuğu ağlamaya başladı. Mert'in söylediğine göre kızı olmuştu. "Bir şey olmaz sen geç o çocuğuna bak ve onu bu mahalledikiler gibi olmasını engelle." Yukarı çıktım. Çıktığımda gördüklerim Nisa'yı ikna etmenin zor olmayacağını gösteriyordu. Üstünde dar dizinin üstünde yazlık kumaştan bir etek vardı üstünde de beyaz bir crop. Hafif bir makyaj yapmıştı. (+18 kısım okumak istemeyenler işarete kadar okumasın.) "Bir şeyler içer misin?" "Hayır ben seni özledim seninle vakit geçirmek istiyorum." Bunu duyan Nisa bacaklarımı ayırıp arasına oturdu. Ben bir şey yapmadan dudaklarıma eğilip öpmeye başladı beni. Dudaklarına sürdüğü rujun tadı çilekliydi. Elimi saçlarının arasına götürüp sıkıca kavradım. Dudaklarını öperken küçük küçük ısırıklar bırakıyordum. Nisa'nın dudaklarından küçük iniltiler çıkıyordu bu beni daha da sevindiriyordu. Tuzağıma kendi elleri ve ayakları ile düşmüştü. Elimi cropun açık bıraktığı yerlerde gezdiriyordum. Bu Nisa'nın irkilmesine sebep olmuştu Diğer elimi bacaklarında gezdiriyordum. Kasıklarına doğru giden elimden hiç bir rahatsızlık duymuyordu. Öyle zevkli öpüyordum ki aşırı azmış olmalıydı. Onu bacağımın arasından alıp koltuğa doğru yatırdım bacaklarının arasından üstüne doğru çıktım. "Birlikte olmak ister misin?" Nisa başını evet anlamında salladı. Dudaklarını biraz daha öptüm kalbinin atışını duyabiliyordum. Elimi eteğin içine sokup parmağımla iç çamaşırının üzerinden okşuyordum. Onlar ağabeyimi öldürmüştü bende onların ruhlarını öldüreceğim. Cropun askılarını indirdim ve göğüslerini ortaya çıkardım önce elimin içine alıp biraz sıktım hala öpmeye devam ediyordum. Göğüsünün kabaran uçlarını parmak uçlarımla sıkmaya başladım nefes alışları hızlanmıştı. Dudaklarından ayrılıp boynuna doğru ilerledim ve boynunu öptüm emdim kızarmıştı. Ağabeyine açıklasın bakalım nasıl açıklayacaksa. Boynuna yaptığım dil darbesi Nisa'yı daha çok inletmişti. Aşağı doğru indim göğüslerine doğru geldim pembe halkalarında dilimi gezdirip göğüslerinin kabaran ucuna dilimi sürttüm ve hafif ısırıklarla yaladım gerçekten zevk alıyordu. Diğer göğüsüne de aynı işlemi yaptıktan sonra. Aşağıya doğru göbeğine öpücükler bırakarak eğildim eteğini ve iç çamaşırını çıkardım karşımda tamamen çırılçıplaktı gözlerini kapatmıştı fırsat bilip bir kaç fotoğraf çektim duymamıştı bile. Görse bile baktıkça seni düşünerek boşalırım derdim. Telefonumu kenara koyup pantolona uzanıp prezervatifi çıkardım. Bu tehlikeye gerek yoktu hamile kalması benim için iyi olmazdı. Kadınlığına doğru eğilip dilimi baştan aşağıya doğru kadınlığına sürttüm. İnleyerek irkildi. Ve kadınlığının dudaklarını dudaklarımın arasına alıp geliştirdim. Emdim kadınlığından gelen suları. Kasılıyordu karşımda dilimi içine attıkça daha bir geçiyordu kendinden. Dudaklarımı kadınlığından ayırıp bacaklarına öpücük kondurduktan sonra bacaklarını omuzlarıma attım. "Hazır mısın? İçine gireceğim." Başını sadece olumlu anlamda salladı. Sertleşmiş penisimi onun amından içeri doğru kaydırdım acı ile inledi altımda. Yavaş diye bağırıyordu. Kızlığından gelen kanlardan anlaşılan bakireymiş bu ağabeyini daha çok sinirlendirecek prenses. Nisa'ya hiç acımadan onu altımda kıvrandırıyordum. Hızlıca git gel yaptım altımda boşalmıştı. Bu kadar zevk alıp aynı zamanda acı ile kıvrandığınız günleri görmek için sabırsızlanıyorum. Ağabeyim sizin yüzünüzden öldü o sadece sevmişti. Bu düşünceler ona daha fazla sert becermeme sebep oluyordu. Benim fahişemdi artık. Tam bu esnada bende boşaldım ve içinden çıktım prezervatifi çıkarıp bağlayıp peçeteye sardım Nisa yavaşça doğrulup yanağıma bir öpücük kondurdu ve teşekkür etti. Hiç gerek yoktu nasıl olsa ölüm fermanına imzasını atmıştı. Cebime eğilip sigaramı aldım ve yaktım. Sehbanın üzerinde ki kül tablasını aldım rahatça çektiğim sigarayı kül tablasına bastırıp söndürdüm. (+18 artı kısım bitti.) Apartmanda güçlü bir ses duyuldu bir aşağı katta bağırışmalar vardı. "Ağabeyim bu" korkmuş ve tiriyordu. Ona şuanda hiç üzülmüyordum. Hikaye şimdi başlıyordu. Üzerimi giyinip alt kata doğru ilerledim. "Ne yapıyorsun seni öldürür bırak Eda'yı parçalasın sana bir şey yapmasın." "Bu herif Eda ablayı parçalıyor ve sende izliyor musun?" "Mecburum o benim ağabeyim. Hem hak ediyor sürtük." "Eda ablayı zerre sevmiyorum ağabeyimin ölümünden oda suçlu ama dayak yemesine izin vermem." Alt kata ilerlediğimde Aykut Eda ablanın boğazına yapışmış. "Nerde o piç?" "Piç kim bilmiyorum ama beni arıyorsan ben burdayım. Sanırım piçte karşımda." "Nerden geliyorsun sen?" "Benim hiç bir zaman Eda abla ile işim olmadı benim işim senin kardeşin." "NİSAAAA" Nisa merdivenlerden yavaşça inerek. "Ne demek bu?" "Sevgilimle düzgün konuş Aykut." "Ağabey yemin ederim anlatacaktım yemin ederim." "Boynun niye kızarık." "Sevgilim ya hani normal değil mi" "Nisa yukarı çık ve bundan sonra dışarı çıkamayacaksın." Yakamdan tutup beni apartmandan attı. "Aman ha sakın yoksa kardeşinin bütün görüntüleri her tarafa yayılır." Telefonumu açıp ona çektiğim fotoğrafları gösterdim. Sinirden kıpkırmızı olmuştu. "Eğer düzgün durmazsan artık olan kardeşine olacak. Sen onu da öldürürsün." "Aras bu mahallenin sınırlarından geçmeyeceksin." "Sevgilim bu mahallede." "Kardeşime sevgilim diyip durma." "Kabullenmen gereken gerçek. O benim sevgilim." Arkama bile bakmadan gittim. Elimi kolumu sallaya sallaya. Sahile gidip Mert'i aradım. Olanları anlatmak için çağırmıştım. Yaklaşık bir on beş dakikada yanıma gelmişti. Telefonuma bir mesaj geldi. Aykut: Akşam saat 19.00'da sahilde ol Aras. Kalabalık gel yoksa Eda'yla vedalaşırsınız. Ne? Eda ablaya fazlasıyla öfkeliydim ama bunu o hak etmiyordu. Ağabeyime ihanet etmiş onun ölümünde parmağı olsa bile o kadın Aykut ve Nisa'ya göre daha masumdu o benim ablamdı ama Mert'in öz ve öz ablası benim yüzümden ölebilirdi. Buna izin veremezdim Eda ablanın bebeği çok küçüktü. O ailede Eda abla olmadan büyümemeliydi. Olanları hızlı bir şekilde Mert'e anlattım. Mert bütün mahalleye anında haber verdi kızlara da dışarı çıkmayın diye mesaj attı. Gözetmen olarak sahili görebildiği için Elif'i koymuştuk herhangi bir yaralama da hemen polis ve ambulansı araması için artık tecrübeliydik. • (İren'in ağzından) Kahramanım kardeşim ve prensesim kahvaltıya bize geldiler kahvaltı sonrası oturuyorduk hepimiz. Yaklaşık bir kaç gün sonra Denizim geliyordu. Babam okul taksitini önceden yatırdığı için okuluma devam edebilecektim zaten son senemdi. Kardeşim annesi gibi avukat olmak istiyordu. Kahramanım ise konservatuar okumak istiyordu sesi gerçekten çok güzeldi kahramanımın beraber düet yapmayı çok severdik. Elif ise yüksek bir tesadüfle savcı olmak istiyormuş. Berk ona bunu öğrendiğinden belli bir ilgiyle yaklaşıyordu. Belki bu kadar ilgi duyması Elif'ten hoşlanmış olduğu için olabilirdi. O henüz kimseye bir şey söylemedi ama ben onu tanıyorum Elif'le sürekli iletişim kurmak istiyor hem ona hala takma bir isim bulamadı. Şimdiye çoktan bulması gerekirdi. Tam muhabbet koyuyken Elif'in telefonuna mesaj geldi. Mesajı okudu ve bize döndü "Saat kaça kadar burada kalacaksınız?" Toprak gülümseyen bir ses tonuyla "Babam ve Selin teyze bu gün bizi Özgür amcanın davası için çağırdı. Güzelime ihtiyaç olmadığı için burada kalacak. Neden sordun minnoş?" "Akşam Aras'ların mevzusu varmış. Kızlar dışarı çıkmayacakmış bende balkonda olup eğer bir terslik olursa polis ya da ambulansı arayacakmışım." Berk "Peki bunu sana kim haber verdi, senin için tehlikeli değil mi?" "Mert yazmış." "Küçük şeytanım ve Elif siz hiç bulaşmayın çok yine de başınıza iş gelmesin." Merak ederek sordum "Aras kimle kavga ediyor?" "Aykut tabii ki aman Nisa'dan vazgeçmesin. Aras Nisa'yı sevmiyor ki ağabeyinin gidişinin intikamını alıyor." "Canından kıymetli demek ki Nisa" Toprak endişeli ama sakin bir ses tonuyla girdi. "Duydun değil mi güzelim? Dışarı çıkmayacaksın." "Çocuk değilim." Bir kaç saat geçmişti telefonsuzdum bilgisayarsızdım teknoloji resmen yasaktı sıkılmıştım. Kapının sesini duydum babam gelmiş olmalıydı. Benim sevincimin aksine annem hiç istifrini bozmadan oturmaya devam etti. Koşarak babama sarıldım özlemiştim. "Ne zaman eve döneceksin?" "Artık zor gözüküyor. Boşanıyoruz sonuçta." "Nerede kalıyorsun peki?" "Bir arkadaşımda kalıyorum." "Zenginliğini kaybettin ve hala güvenebileceğin arkadaşlarının olduğunu bilmiyordum. Genelde ayağı kayana kadar arkadaşlık yapmıyorlar mı?" "Bu arkadaş zenginlik ve para için ölen bir arkadaş değil. Annen gibi gemiyi ilk terk etmedi." "Önemseme sen annemi ona ihtiyacın yok eğer bir seçim yapacak olursam bu sen olursun annem değil. Geri eski servetine kavuştuğunda ilk annem döner o zaman sen affetmezsin. Tıpkı benim annemi asla affetmeyeceğim gibi." "Annem benim dediklerimi duymuş olacak ki yanımıza geldi ve bana eğildi. "Günü geldiğinde pişman olacağın hiç bir şey söyleme İren." "Emin ol sana söyleyeceğim veya yaptığım hiç bir şeyden pişman olmam. Senin gibi paragöz babamın yanında olduğun yok tek bir kere onu sevmemiş arkasında duramamış güçsüz kadının tekisin." Babam araya girdi. "Annen seni hiç bir zaman düşünmedi İren tıpkı şuanda yaptığı gibi." "İren yaptıklarını duysa..." "Ne diyorsun sen be kadın kendine gel." "YETERRRR" o ses benden mi çıkmıştı. "Bütün çocukluğum boyunca sizin kavgalarınıza kimse şahit olmasın diye uğraştım. Kimseyle arkadaşlık kurmadım hayatım boyunca mutlu olamadım anne hepsi senin yüzünden çekip gitseydin keşke beni doğurur doğurmaz bırakıp kaçsaydın böyle bir annem olacağına annesiz olmayı seçerdim." Arkama bile bakmadan çıktım dışarı hava kararmak üzereydi o kadar zaman geçmiş miydi? Umrumda değildi. Sahil sakindi ama ağlayamazdım biri görüp güçsüz sanabilirdi. Sahil tarafına geçip banka oturdum rüzgar saçlarıma vuruyordu. Bu his çok güzeldi. Denizin kokusu martıların sesleri. Mutlu değildim ama şuan huzurluydum. "Sarışın eve git, demedi mi Elif sana?" "Serseri... Unutmuşum ama şuan eve gidemem annemle tartıştım." "Sarışın şuan olmaz Elif'e git." "Elif ailemdeki sıkıntıları henüz bilmiyor." "O zaman olabildiğince uzak dur ve görünmeyecek bir yere geç. Aykut seni görmesin." "Tamam serseri." "Benim adımda serseri oldu sanırım." Dedi yarım güldü ve gitti. Evet onu bütünleyen tek sıfat serseri. Ve birazdan Mert'i gördüm her zamankinden daha fazla sert ve gergin duruyordu. Bizim apartmana bakıp Elif'e baktım. Balkondaki yerini almıştı. Gerçekten sahilin orda sadece ama sadece ben vardım kız olarak. Eğer bana bir şey yapacak olsalar kendimi koruyabilirdim. Yıllarca dövüşle ilgilendim. O yüzden gergin değildim. On beş dakika sonra sahil aşırı kalabalıklaştı. Akşam trafiği azalmıştı. Daha önce bizim evi taşıyan bir kaç çocukta ordaydı ama ondan daha fazlasıydı. Karşıdan kalitesi aşırı yüksek olmayan arabadan biri indi ve başka taraftan gelen bir sürü adam etrafını sardı bunlar onun adamları olmalıydı. Adam tam Aras ve Mert'in karşısında durdu çok sesli konuşmuyordu. Tam o esnada Mert küfür etmeye başladı. Adam buna gayet gülen bir yüzle sinir bozucu şekilde bekliyordu. Aras anlamış olacak ki bir işaret verdi. Mert o anda Aykut denen o adamın suratına indirdi yumruğu. Ve etraf karıştı Aras dövüyordu Aykut'u, Mert Aras'ın etrafına adam yaklaştırmıyordu. Ama Mert adamı görmedi bıçakla geliyor Aras'a doğru. Saklandığım yerden çıkarak koştum ve adamın elindeki bıçağa tekme atıp yere düşürdüm adam şaşkınca bakarken kolunu kıvırıp adamı yere doğru yatırdım. "Sarışın ben sana yerinden çıkma demedim mi" "Seni bıçaklayacaktı." "Eğil!" Ben eğildim arkamdaki adama güçlü bir tekme vurdu. Aykut yavaş yavaş uzaklaşıyordu Aras kaçıyor dedim. Aras Aykut'u yakaladı. Ve yukarı bizim tarafa bakıp işareti Elif'e çaktı. Adamlardan bazıları bana geliyorlardı ama hepsini anında yere yatırıyordum. "Böyle yeteneklerinin olduğunu bilmiyordum." "Ben senin bildiğin o zenginlerden değilim." Polisten gelen siren sesiyle bir çok kişi kaçtı Aras'ta kaçacaktı. "Gel tut elimi" tam bu esnada Aykut Aras'ın karnına sağlam bir yumruk attı ve Aras yere yığıldı polis Aykut Aras Mert ve beni almıştı diğer herkes kaçmıştı. Ben kız olduğum ve saygın bir ailede olduğum için nezarethanede değil odadaydım Selin teyzemi aramışlardı. O hepimizi çıkartırdı. Ve dediğim gibi de oldu Selin teyzem geldi hepimizi çıkardı. Bir sorun daha vardı. Aykut'ta çıkmıştı. Ben dışarı çıkar çıkmaz hem kahramanım hem kardeşimi göreceğimi düşünürken sadece kardeşim vardı. "Kahramanım nerde?" "Arıyorum açmıyor yüksek ihtimalle içmeye gitti." "Tamam ben onu bulur gelirim bizim eve geç." Diye bağırıp koşarken Berk arkamdan bir şeyler söylüyordu. Hiç birini duymadım. Her zaman gittiğimiz klasik bara gittim ama her zaman ki gibi gazeteci doluydu. Onlara gözükmeden gitmem gerekiyordu çünkü sordukları soruları cevaplayacak hiç bir şey bilmiyordum. Her şeyi kahramanım ve kardeşim biliyordu. Bir ünlü dışarı bardan dışarı çıkarken gazeteciler onla ilgilenirken ben yandan kaçarak girdim ve direk içeri girdim. Tam tahmin ettiğim gibi Toprak buradaydı. Yanına gittim "Kahramanım neden buradasın?" "Ben onu hak etmiyorum." "Kahramanım ne diyorsun asla anlamıyorum." "Güzelim. Sen ne yapıyorsun burada?" "Uzun hikaye kahramanımda sen böyle içmezdin ne oldu sana?" "Seviyorum ama korkuyorum. Korumak istiyorum koruyamıyorum. Korkak ve beceriksizin tekiyim." "Kahramanım dediklerinden hiç bir şey anlamıyorum. Hadi kalk gidiyoruz." "Seni seviyorum güzelim." "Bende seni seviyorum kahramanım. Ama bu kadar içmene gerek yok." Kapıdaki gazetecileri tamamen unutup direk çıktım. Ve hepsi bize bakıyordu. Ne diyeceğimi bilmiyordum. Hiçbirini duymadan geçmeye çalıştım. Kulağıma çalınan tek bir soru vardı. "Babanız hakkında çıkan haberler hakkında ne düşünüyorsunuz?" Taksiye bindirdim kahramanımı bende yanına bindim. • • •
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD