Bu kısa, kırılgan huzur anı, telsizden yükselen ani ve keskin bir cızırtıyla paramparça oldu. Sanki evren, onlara tanıdığı küçücük teselli süresini zalimce geri alıyordu. Metalik ses dalgaları aracın içinde yankılandı; huzurun yerini bir anda tetikte bir sessizlik aldı. Anna irkildi, omuzları istemsizce kasıldı, gözyaşları ise gözlerinin kenarında donup kaldı. Az önce Gordan’ın ellerinde bulduğu o sıcaklık, şimdi endişe ve belirsizliğin titrek gölgesine karışıyordu. Ellerini onunkinden ayırmadı, aksine daha sıkı kavradı; korkunun dilini birbirlerinin avuçlarında konuşuyorlardı. Gordan, gözlerini ön panelde yanıp sönen ışıklardan telsize kaydırdı. Başını eğip telsize doğru uzandı ama dokunmadı, sesi dinlemeye çalıştı. Cızırtının arasından bir ses seçilmeye başlandı; kararlı ama gergin, boğu

