12

1265 Words

“Doktor Dawn, öğle yemeği için ara vermek istemediğinize emin misiniz?” diye sordu Seo–Yun. Laboratuvarın cam kapısı, hafif bir tıslamayla otomatik olarak açıldı. Sesi nazikti ama içinde endişe taşıyan o dikkatli tonda, alışılmışın dışında bir ısrar vardı. İçeride, soğuk bir düzen hâkimdi. Santrifüj ritmik bir şekilde vınlayarak dönüyor, laminar akış kabininden gelen homurtulu hava akımı, mekânın steril kokusuna eşlik ediyordu. Parlak beyaz floresan lambalar, paslanmaz çelik tezgâhlarda dizili cam kapları gölgesizce aydınlatıyordu. Tüm ortam, laboratuvarın klinik doğasının ötesinde bir şey taşıyordu: huzursuz edici bir düzen. Sanki burada yalnızca deneyler değil, insanlar da çözülüyordu. Mikroskop başındaki Doktor Dawn, omuzları hafifçe öne eğilmiş, sırtı alışkanlıkla gergin bir şekild

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD