Gordan başını sallayıp hemen harekete geçti. Koridorun biraz ilerisinde sırtüstü yatan bir güvenlik görevlisine yöneldi. Adamın üniforması yırtılmış, karnında büyük bir yırtık açılmıştı ama yüzünde hâlâ tanıdık bir donukluk vardı. Gordan eğildi, yaka cebini araladı. Titreyen parmaklarla plastik kartı çıkardı—personel erişim kartı. Kalkarken gözleri güvenliğin silah kılıfına kaydı. “Bize lazım olabilir,” diye mırıldandı. Tabancayı kılıftan çekti ve şarjörünü kontrol etti. Tıklama. Kurşunlar tamdı. Tek bir eksik bile yoktu. Adam silahını hiç kullanmamıştı… belki de fırsat bile bulamamıştı. Gordan doğrulup kartı Anna’ya gösterdi. “Kart işimizi görür,” dedi, sesi sertti ama içinde belli belirsiz bir rahatlama vardı. Yüzüne soğuk bir kararlılık yerleşmişti. Gordan personel kartını cebine

