Sendromlu bir pazartesiye başladığımda birkaç gün önce yaşananların etkisinden yeni yeni çıkıyordum. Asil ile zaten birlikte olmayan yollarımızı ayırmıştık. Dehri, Dalya’yı bulmuştu ve hamile olduğunu öğrenmişti, o günden sonra hiç gitmemiştim ama her gün geldiği haberini almıştım. Ve Asil...Ondan haberim yoktu. “Açelya!” Evet, bu kulak çınlatan sesin sahibi Mehir’di. Onunla okul dışında pek görüşemiyorduk ama okulda oldukça samimiydik. “Mehir...” diye mırıldandım onun kadar neşeli olmayan sesimle “Nasılsın?” Üzerine mavi, askılı ve kareli bir elbise giymiş onun üzerine ince beyaz bir ceket giymişti. Saçına taktığı beyaz kurdele o kadar büyüktü ki yüzüne bakarken bile görebiliyordum, bugün epey süslüydü. “İyiyim ya sen?” Omuz silkmekle yetindim. Bir de Özlem işten çıkarılmış

