Güneş, Bursa semalarında batarken, Eylem ve Tarık çiftinin evinde de sıradan bir akşam yaşanıyordu. Bahar yemekten sonra dondurmasını alıp, odasında uzanarak yedi. Eylem ve Tarık bebek heyecanlarını atlatamamışlardı daha. Ece, bahçeye gelen köpeklerle oynayan Emir'i camdan izliyordu. Hür Hanım, çay koymuştu. Melike Hanım da, bir köşede sessizce oturmaktaydı. "Al kızım." diyerek elindeki çayı Ece'ye uzattı Hür anne. Çayı almak için elini uzatan Ece'nin gözlerindeki yaşı farkedince çok korktu. "Annem. Yine ne oldu kızıma?" "Anne Emir..." "Fazla oldu ama bu çocuk. Yine ne yaptı?" "Anne... Çok güzel değil mi? Ya baksana şuna. Gerçek olamayacak kadar güzel. Resmen sevgilimin güzelliğinden ağlıyorum ya. Benim olamayacak kadar güzel." "Allah akıl fikir versin. Sen bu kadar mı seviyorsun oğl

