Nefes nefeseydim. Hala tülün arkasında adamın ritmik ve sert hareketlerini izliyordum. Gözümle arkadaşımı yokladım. Uyuyordu. Minik adımlarla duşa gittim. Suyu açarak az önce yaptığım şeyden arınmaya çalıştım. İçimi kaplayan huzursuzluğu görmezden gelemiyordum. Tekrar ritmim bozulmuştu ama şimdi yapmış olduğum yanlışın tatlı yanlarıda bedenimi sarmıştı. Böyle mi oluyordu acaba hep? Ufak ufak mı günaha gidiliyordu. Bu yaşadığım ufak mıydı onu bile kestiremiyordum.
Duştan çıkınca hemen yatağa yattım ama uyumam biraz zaman aldı. Bu sefer camı kapatmamıştım. Onların da sesleri durmuştu zaten. Uzun bir süre seks yapabildiğini görmüş oldum. Adamda bir boğa gücü vardı sanırım.
Gözlerimi açtığımda dünü hatırlayarak uyandım. Utanmadım, kızgınlık az vardı. Tövbe yarabbim neler oluyordu bana böyle. Buket uyanmıştı sanırım. İçeriden konuşma sesleri geliyordu. Önce biri var sandım ama görüntülü konuşuyordu. Saçlarımı toplayarak içeriye geçtim. Beni görünce yüzünden geniş bir gülümseme oldu.
"Fatih abiciğim uyandı prensesimiz." Abim mi? Benim telefonumdan konuşuyordu. Sanırım o aramıştı beni. Yanına giderek oturdum. Görüntüye ben de girmiştim.
"Günaydın abi."
"Biz burada öğlen yemeğine çıktık be kızım. Sen hala günaydın diyorsun." Saate bakmamıştım ki uyanınca. Öğlen mi olmuştu gerçekten.
"Sabaha karşı anca uyumuşum abi." Esnedim. "Ne yapıyorsunuz?"
"Aynı bildiğin gibi. Bakayım dedim siz neler yaptıız."
"Evdeydik işte. Bir şey yapmadık."
"Çok konuşkan anında değilsin."
"Kendime gelemdim. Akşam konuşsak olur mu? Malum şu anda öğlen, ben de anca kendime gelirim." Güldük hepimiz. Telefonu kapatınca elimi yüzümü yıkadım.
"Bak neler aldım." Salona girdiğimde Buket tabaklara birer kruvasan koymuştu. "Fındıklı filre kahve demledim." Sanırım onu da o almıştı. Ben çok sevmezdim fındıklı ama onunlayken içerdim.
"Miss gibi kokmuş. Eline sağlık." dedim ve yanına oturdum. "Kusura bakma Buket ya. Gece uyuyamadım." Gözlerimi kaçırdım ondan.
"Tamam, dün akşam konuşamadık ama bence sende bir şeyler var." Başımı salladım kruvasandan büyük bir ısırık alırken. "Nereden başlamak istersin." içeriyi işaret etti kaşlarıyla. "İstersen şu cam mevzusundan başla."
"Anlatıyorum ama beni yargılamak yok." Ağzım doluydu. Kahvemden bir yudum alarak hepsini yuttum.
"Ne zaman yargıladım?" Kızdığı olmuştu. Belki yakın olmasak yargılardı ama benim içimi dışımı artık bildiği için öyle bir şey yapmayacağını biliyordum.
"Şimdi biz evi tutarken ben yatak odasının camından dalmış bakıyordum." Bir yudum daha kahve içtim.
"Ya bırak şunu. Hadi!" Kendimi hazırlıyordum sanırım sonra söyleceklerim için.
"Off tmm Buket. Dur sıkıştırma." derin bir nefes aldım devam ettim. "Karşı binanın çatı katının penceresinde perde yoktu. İçerisi çok hoş döşenmişti. Yatak odasıydı. Hoşuma gitti. Bakarken bir adam geldi odaya. Banyodan çıkmış. Havlusu vardı üzerinde ama vücudu efsane." Buket heyecanlanmıştı.
"Ohaa. Eeee?"
"Sonra adam sırtı bana dönük havluyu yere attı ya da başka bir yere bilmiyorum. Ben adamı dikizlemekten gözlerimi alamadım kanka. Her yeri çok güzeldi." Çok sık olmasa da erkek muhabbetini böyle derinleştirmezdik. Tanımadığımız insanlar için makarasına konuşurduk sadece. Buket gülmeye başladı. O gülünce sinirden kocaman bir ısırık aldım.
"Adam seni gördü mü?"
"Gördü. Dahası da var. Offf. Buket resmen röntgencilik yaptım ama maalesef dahasıda var."
"Anlat hadi." Hem gülüyor hem de heyecanlanmıştı. "Hayatımıza azcık renk geldi desene." Sanki o renkleri arıyormuşuz gibi konuşmuştu. Güzel bir kızdı Buket ama öyle off felaket güzel değildi. Ben de öyle değildim. Çirkin değildik.
"Aşko izlerken yakalandım. Çok utandım. Neyse bu konu orada kapandı. Tabi tam değil. Aklımdan adam çıkmıyor. Bir yerden de tanıdık geliyor."
"Ünlü biri mi acaba?"
"Bilmiyorum ki! İnşallah sadece ünlü biridir. Tanıdığım biri falan çıkmasın da."
"Eee sonra."
"Taşındık ettik hiç görmedim. Çok şükür annemde görmedi."
"Sonra teşhirci bu adam diyip burada tek durmana izin falan vermezdi." Aklıma hiç o gelmemişti ama evet yüksek ihtimal öyle olurdu.
"Yalnız kaldığım ilk gece gittim geldim baktım. Merak ettim sadece. Göremedim. Uyuduğum esnada, sıcaklayıp camı açmaya kalktığımda gördüm. Adam şey yapıyordu."
"Ne yapıyordu?" Gözlerimi kapattım.
"Bir kadınla birlikteydi." Çığlık attık.
"Ciddi misin?" başımı salladım. Kahvemi diktim kafaya. "Aaaa adam bildiğin tüm mahalleye gösteriyor o zaman." Sadece ben izliyorum diye düşünüyordum ama evet haklıydı herkes görebilirdi.
"Ben biraz bakmış olabilirim ama biraz." Buket kıkırdadı.
"Kızım sen deli misin?"
"Senin geldiğin gün apartmandan çıkarken karşılaştık. Selam verdi bana. Koşarak uzaklaştım. Karşımda görünce baya korktum buket."
"Evet öyle olmalı. Kız bu adam jigolo olmasın. Gerçi sen tanıdık biri gibi dedin. Jigolo falan tanımıyorsun değil mi?" ters ters baktım ona. "Şaka ya. İnsan insana benzer. Tanımıyorsundur muhtemelen."
"Dün gece cam açık yatarken sesler duydum uyandım."
"Of Nazlı yaaaa! Beni neden uyandırmadın?"
"Delirme Buket! Şoka girdim yine."
"Kadın aynı mıydı?" Düşündüm.
"Değildi sanırım. Değildi ya. Tülün ardından baktım. Gördü mü bilmiyorum. Korkmalı mıyız?"
"Bakmayı keserken korkmanı gerektirecek bir şey yok bence ama bilmiyorum. Adam sapık olabilir." Biraz düşündü. "Olmayada bilir. Seni gördüğüne emin misin? Kız acaba adam kör mü?" Bu sefer ben de kahkaha attım.
"Sanırım görüyor. Birinin seks yaparken başkası tarafından izlenildiğini bilmesi ona zevk mi veriyor acaba ve bu bir sapıklık mı?" Cinsellik hakkında bilmediğim çok şey olduğu su götürmez bir gerçekti.
"Doğanın olağan akışına aykırı olduğu için etik olmadığı kesin. Sen yine de dikkatli ol. Tek başına yaşıyorsun."
"Öyle haklısın. Ben de aynısını düşünüyorum da bazen işte istemsizce adamı dikizlerken buluyorum kendimi." Bir an sessizlik oldu. Buket ayağıyla dürttü beni.
"Çok mu yakışıklı kız?"
"Kanka yakışıklı sanırım. Vücudu çok güzel ama. Yunan heykeli gibi."
Adamdan bir süre daha bahsettikten sonra baktım Buket'te odaya her girdiğinde tün ardından bakıyor cama. Yok tabi. Bu saatlerde genelde olmuyor sanırım. Dışarıda işleri olmalı. Neden böyle yaptığını ciddi anlamda merak ediyorum ama fazla merak iyi değildir malum.
Bulaşığı toparlayıp hazırlanıp dışarıya çıktık. Sahile inip yürüyüş yaptık. Buket okuldan bahsetti. Okulun açılmasını hem istiyor hem de sınav telaşı olmadan da güzel geçiyordu. Kimya bölümü oldukça zordu. Sağ sağlim bu bölümü bitirirsek rahatlayacağımı düşünüyordum fakat bu sefer de iş bulma telaşı başlayacaktı kesin.
Bu sefer akşam evimize geldik. Domatesli makarna yaparak terasta yedik. Ali'ler aradı ama çıkmadık. İyi ki de çıkmamışız ikimizinde ailesi arayan arayana. Buket en sonunda patladı tabi. Arayan iki saat kapatmıyordu. Tamam gördün işte evdeyiz kapat değil mi?
"Bir bakalım mı gelmiş mi?" Omzumu umursamazca oynattım. O yatak odasına giderken başımı arkasından uzattım. Meraklı olduğumu ona belli etmemeye çalışıyordum tabi. Gitti ve gelmedi. Daha fazla duramadım ve seslendim.
"Ne yapıyorsun orada?" hala ses yoktu. Kalktım ve yanına gittim. "Ya kızım neden ses vermiyorsun?" Gülmeye başladı.
"Sadece ben meraklı değilmişim demek." Yanına gidip camdan baktım.
"Aaa adamın perdesi varmış." Cidden şaşırmış oldum.
"Evet varmı. Camda beni görünce perdeyi çekti. Demek sadece senin bakmana izin veriyor paşa." büyükçe yutkundum. Kendimi özel hissetmemi mi istemişti? "Amaaaa adam taş taşşş. Az bile anlatmışsın."