kehanet

404 Words
/Zack’in anlatımı/ Rose’un elleri avuçlarımda hâlâ titriyordu. Ama artık kaçmıyordu. Onunla birlikte olduğumda içimdeki fırtına dinmişti. Mars artık huzur içindeydi. Yüzüne baktım; ay ışığında gözleri yıldızlar gibi parlıyordu. Ve o an anladım… yıllardır aradığım ev burasıydı. Ama mutluluğun gölgesi uzun sürmez. Kalenin tepesinde bir uluma duyuldu. Ama bu bir sevinç sesi değildi. Bu, bir uyarıydı. Kapı açıldı ve içeri General Kael girdi. “Lord Zack, Luna Rose…” Bize başıyla selam verdi ama yüzü gergindi. “Kral Aren sizi huzuruna çağırıyor. Acilen.” Rose ile bakıştık. Kalbim yeniden hızla atmaya başladı. Bu çağrılar hiçbir zaman sıradan olmazdı. --- /Kral Aren’in huzurunda/ Kralın gözleri camdan dışarı bakıyordu. Elleri arkasında kenetliydi. “Geldiniz,” dedi, arkasını dönmeden. “Size birkaç gerçek anlatma zamanı geldi.” Sessizce bekledik. Aren döndü ve doğrudan Rose’a baktı. “Senin kurt gücün neden uykudaydı biliyor musun?” Rose başını iki yana salladı. “Çünkü yıllar önce bir büyüyle bastırıldı.” Zack’in içinden bir öfke yükseldi. “Kim yapar böyle bir şeyi?” Aren ciddi bir ifadeyle cevapladı: “Annen.” Rose olduğu yerde dondu. “Hayır… Annem öldüğünde ben küçüktüm… O benim için her şeyi yapardı…” Aren başını eğdi. “Evet. Seni korumak için yaptı. Çünkü kehanetlerde, kurt gücün ortaya çıktığında karanlık uyanacaktı. Ve seni arayan biri vardı…” “Kim?” diye fısıldadım. Aren gözlerini bana çevirdi. “Senin eski sevgilin. Adı Lyra.” --- /Geçmişin Yükü/ Lyra, Zack’in geçmişinde kalan bir isimdi. Ama o sadece bir âşık değil, aynı zamanda bir büyücüydü. Kurt soyundan gelse de içinde başka bir kan akıyordu: gölgelerin ve aldatmanın kanı. Zack onu terk ettiğinde, Lyra’nın içinde bir şeyler kırılmıştı. Ama o kırıklık yerini nefrete bırakmıştı. “Onu sevdiğini sanmıştım…” demişti bir zamanlar. “Hayır. Sadece yalnızdım,” diye yanıtlamıştı Zack. Ama Lyra yalnızlığı affetmeyenlerdendi. --- /Lyra’nın Saklandığı Yer/ Gölgeli bir ormanda, siyah pelerinine bürünmüş şekilde yürüyordu. Elleriyle bir ağacın kabuğunu çizdi. Kan lekesi bıraktı. “Eşini buldun demek, Zack Moon,” dedi kendi kendine. “Bakalım onu da kaybedince hâlâ güçlü kalabilecek misin?” Sonra gözleri kırmızıya döndü. Ve orman sessizliğe gömüldü. --- /Rose’un iç sesi/ O gece odama çekildiğimde annemin bana ninniler söylediği o eski zamanları düşündüm. “Bir gün, kurt sesini duyacaksın,” demişti. “Ve o ses seni hem koruyacak… hem de tehlikeye atacak.” Şimdi anlıyordum. Ben sadece bir Luna değildim. Ben kehanetin merkezindeydim. Ve Zack… O sadece eşim değildi. O benim kalkanım… ama belki de kılıcım olacaktı.
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD