Gülcan: Boran odanın ortasında durmuş, üzerini yavaşça çıkarırken içimdeki o koca rahatlamayla dayanamadım. Yanına doğru adımlayıp küçük, sığınacak bir yer arayan masum bir kedi gibi göğsüne usulca sokuldum. Başımı o güçlü göğsüne yaslayıp kollarımı beline doladım, sonra da parmak uçlarımda yükselerek sıkıca boynuna sarıldım. Boran bu ani hamlemle önce bir duraksadı. Yüzünde o dün geceden kalma muzip, sinsi gülüşü belirdi ama kendini hemen geri çekmeye çalışır gibi yapıp kollarımı hafifçe tuttu. Boran; "Hop... Durun bakalım Gülcan hanım, ne yapıyorsunuz böyle? Sonra ulu orta yerde beni sapur şupur öpüyorsun, her yerimi yalayıp yuttun, diye laf ediyorsunuz, hesap soruyorsunuz. Uzak durun bence," dedi, gözlerini kısarak beni kızıştırmaya çalışarak. Dudaklarımı büzüp başımı göğsüne daha

