yazardan... Yaman, Zilan’ın düzenli nefes alışlarını göğsünde hissederken bir süre tavanı izledi. Az önce yaşananlar, verilen sözler ve dökülen sırlar zihninde devasa bir fırtına koparıyordu. Profesyonel tarafı ona "dikkatli ol" derken, kalbi "onu bırakma" diye haykırıyordu. Ancak Yaman’ın lugatında "şans" diye bir kelime yoktu; o her zaman bilgiyle, stratejiyle hareket ederdi... çünkü geçmişi ona fırsat tanımadan ihanetle sınamş, bu konuda artık tecrübe sahibi olmuştu. boğazında ki yumruğu yutarak, herşyi geri itti. ve kendinden yine beklenmedik bir şekilde Zilan’ın saçlarına derin bir buse bırakıp, onu uyandırmamaya dikkat ederek kolunu yavaşça altından çekti... çekinmiyor , ya da yadırgamıyordu. çünkü Sanki Zilan uzun zamandır onu tanıyor gibiydi. Karanlıkta gölge gibi süzülüp dış od

