yazardan ... Narin, sağlık ocağının kapısından çıktığında gece, Düzova'nın üzerine ağır bir duman gibi çökmüştü. Ayakları onu mezarlığa, o taze toprak kokusuna çekmek istese de bedeni bir yaprak gibi titriyordu. Elinde sıkıca tuttuğu çantası, içinde taşıdığı o taze acıyla birlikte eve giden ıssız, karanlık sokağa saptı... Sokak lambaları, rüzgârın şiddetiyle sallanıyor, yerdeki çınar yapraklarını bir o yana bir bu yana savuruyordu. Tam köşeyi döneceği sırada, sokağın ortasında bir karaltı belirdi. Narin ilk bata anlamadı, sadece bir direk olduğunu yada halüsinasyon gördüğünü sandı. ama bildiği kadarıyla o sokağın ortasında ne bir direk vardı, ne de kafayı yiyecek kadar sıyırdığını... Narin biraz daha teredüt ederek yürüdüğünde adımları bıçakla kesilmiş gibi durdu. Karşısında, tepeden t

