yazardan... Ömer, sağlık ocağının koridorunda duvar dibine çökmüş, ruhu bedeninden çekilircesine ağlayan Narin’e bakarken hayatının en ağır imtihanını veriyordu. Narin’in "Ömer’imi öldürdünüz" feryadı, kulağında değil, tam kalbinin üzerinde yankılanıyordu. Gitmek, ona sarılmak, "Ölmedim, buradayım Narin’im" demek istiyordu ama Düzova'nın karanlık sokaklarını kuşatan jandarma sirenleri ve içeride can çekişen Zilan’ın varlığı buna izin vermiyordu... ne yapacağını bilmiyordu, köşeye sıkışmış bir hayvan gibiydi. çözümler tükenmiş, tüm kapılar yüzüne kapanmıştı. elini ensesine atıp, sertçe sıvazladı... yapacak pek bir şey kalmadığını anda Ömer bir anlık kararla dişlerini sıktı. Duygularını o mermer soğukluğundaki "Maraz" kimliğinin altına gömdü. Kolundaki serum iğnesini tek bir hamlede, acı

