Yazardan… Karanlık, köyün üstüne ağır ağır çökerken Zilan’ın gözleri yine avlu kapısında dolanıp duruyordu. Narin’in gecikmesi içini huzursuz etmişti ama asıl sıkıntı, adını koyamadığı başka bir histi. Sanki geçmiş, gecenin içinden kalkıp yeniden yürüyecekti. Sininin üzerini bir kez daha düzeltti. Kapakları kapalı tabaklar buharını çoktan kaybetmişti. Çobanla maraba Önder hâlâ dönmemişti. Özellikle de Önder… Zilan,.Önder’in adını düşününce kalbinin ritmi tuhaflaştı. Adam az konuşur, göz temasından kaçınırdı. Köye geleli birkaç ay olmuştu. Kimse geçmişini tam bilmezdi. “Uzak bir köyden,” demişti sadece. O kadar. Ama bazen….Bazen Önder konuşurken, sesinin bir yerinde tanıdık bir tını çalardı. Çok derinden. Çok eskiden. bir isim beliridi ama Zilan başını iki yana salladı. “Saçmalama,” d

