Volkan
Gözyaşları durmak bilmiyordu, rüyasında annesini görmüş. Anneannesi aradı ne yapsak teselli edemedik bir de sen konuş dedi.
Hayatımdaki en ağır konuşmaydı. Cenk ne kadar sarsıldığımı fark edince elimden alıp telefonu şaklabanlık yaparak yüzünü güldürdü.
Seviyordu bu iki piçi, Mete'yi de bağladılar görüşmeye ama benim içimi karanlık kapladı.
Çocuklarla şakalaşırken arada bir içli içli burnunu çekiyor, sesi titriyordu. Gözüm karşı eve takıldı. Elimde sigara pencere önünde içerken kabaran öfkem nefretimle tüm odağım mutfak penceresinde dans ederek birşeyler yapan Buket' e takılmıştı.
Gözyaşları içinde beni arayan kızım ve evinde zevkle dans eden Buket!
Sigarayı avucumun içine basarak söndürüp çıktım evden. Cenk'in arkamdan seslendiği duydum ama dinlemedim.
Kapıyı vurduğumda üzerinde pijama takımı ile elinde çikolatalı bir kaşıkla Buket açtı kapıyı.
Gözüm elindeki çikolatalı tahta kaşığa kaydı.
Supangle yapmıştım dedi parmağındaki çikolatayı emerek.
Bakışlarımdan korkmuş, sinmiş, sesi kısılmıştı.
Onun davet etmesini beklemeden içeri girdim ve elinden tutup yukarı çıkmak için sürüklerken " Şunu mutfağa bırakayım" dediğinde arkamı dönüp sert bir bakış attım, elindeki kaşığı alıp fırlattım ve sürükleyerek odaya götürmeye başladım.
Az önce cehennemi yaşadım, canım o kadar acıdı ki! Aynı acıyı sen de yaşayacaksın. Bunun alternatifi yok.
Kolundan savurarak yatağa attım.
" Korkuyorum" dedi sesi titreyerek. Üzerine doğru kapanıp belinden çevirdim, yatakta yüz üstü yatıyordu.
" Lütfen, korkuyorum yapma, neden? ne , ne yaptım, neden? "
" Kapat çeneni, bir gün sana insan muamelesi yaptım diye kendini bir halt mı sandın?"
Üstümdekileri çıkartıp yatakta sırt üstü vücudu titreyerek ağlayan kızın belindeki şortu ve iç çamaşırını tek hamlede çıkartıp üstüne kapandım.
" Kayganlaştırıcı" deyip elini komodine uzatmaya çalıştı
" Neden, canın acımasın diye mi? Ne kadar kıymetli canın var senin!"
Uzanıp aldım " Buna ihtiyaç olacak" deyip aletime sürdükten sonra onun girişine de akıttım.
Üstüne tüm vücudumun ağırlığını verdiğimde acı dolu çığlıklarımı attı
" Kaburgammmm"
" Acıdı mı? Şuan sana merhamet göstereceğimi mi sanıyorsun? " Göstermedim, ama yine de yükümün bir kısmını çekip daha çok acı vereceğimi bildiğim için geri adım attım bu konuda.
Aletimi arka girişine dayadığımda ne olduğunu anlamamıştı
" Hayır, lütfen, olmaz lütfen"
" Bakalım her yerin mi bakire? Her yerini sikeceğim" deyip aletimi arka girişine dayayıp güçlükle de olsa ittiğimde daha ilk giriş kısmında bile öyle bir kasılma oldu ki,
acı çığlığı odayı doldurduğunda kulağım onun sesinden çok kızımın hıçkırıklarla ağlamasında kalmamış olsaydı belki insaf edebilirdim.
İçine girmeye başladığımda altımda çırpınıyor, ağzını kapatmama rağmen yüksek sesle inliyordu... Yalvardığını duyuyordum, içimde hem tereddüt
"Ne yapıyorsun Volkan " sesi hem de öfke etini kopartsam, lime lime kessem geçemeyecek bir acı vardı.
Tüm öfkemle içine tamamen girdiğimde üzerine uzandım. Çırpınıyor, ağlıyordu. Öksürmeye başladığında elimi çektim, nefes alabilmesi için. Tüm vücudu titriyordu..
Birleşme yerimize baktığımda kasığımda kan gördüm. İlk anki nefretim , öfkem aynı şiddetle kalmamıştı.
Özellikle altımda kriz geçrircesine titreyip inleyen kızın vücudunun verdiği tepki ile. Nefretim halen tazeydi ama öfkem yarı yarıya inmişti. Canını acıtmıştım, en az benim canımın acıdığı kadar.
Elleri başının yanlarında sımsıkı kavramıştı çarşafı. Başını tamamen yatağa gömmüş hem titriyor hem de vücudu atılarak kasılıyordu. İnlemeleri azalmıştı içinde hareketsiz durunca.
" Neden ? " dedi kısılmış sesi ile inleyerek
" Ben sana naptım?"
O an ,sadece o an kalbimde bir acı hissettim. Bambaşka bir acı. Kalbinin başka bir ucunda. Sesi o denli kırılgan, o denli küskündü ki...
Kırmıştım onu, belki de ilk defa bu kadar çok. Evet kırılması iyiydi, zaten istediğim de buydu ama neden gözlerim doldu?
Neden boğazım düğümlendi, neden başına elimi götürüp saçını okşadım, dudaklarımı götürüp öptüm saçını, kokladım...
Bedenine neden teselli verircesine sardım kollarımı, neden dudaklarımdan " Özür dilerim " döküldü? Tüm bunları neden yaptım?
İsyanını işitene dek içimdeki canavar kontrolü eline almış hareket ederken o kırılgan sesi ile beni nasıl bu kadar değiştirmişti.
Çarşafı sımsıkı kavrayan ellerinin üstüne ellerimi kattım, sıktım. Başımı saçlarının arasına gömüp konuşmaya başladım
" Acıyacak ama geçecek biraz zaman ver, kendini de sıkma, rahat bırak" başını yan dönmüştü.
Sağ yanağı yatağa kapanmış sol yanağını ise görebiliyordum. Gözünden ard arda yaşlar süzüldü, burun oyuntusundan yatağa. Konuşmadı...
Teslim olurcasına gözlerini yorgunlukla kapatıp cevap verdi.
İçimi neden parçalıyor bu görüntü, mutlu olmam gerekmiyor mu? Gururu, bedeni paramparça... Şimdi canımı acıtan ne ?
Nasıl yaptım, neden yaptım bilmiyorum ama dudaklarımı yanaklarında buldum. Başımı yasladım şakağına ve yanağına sayısız öpücük kondurup konuşuyordum
" Geçecek güzelim, özür dilerim, özür dilerim"
Özür dilemek de nerden çıktı, neden ona teselli veriyorum. Yanakıları sıcacıktı, yumuşacık...
Teni bebek teni kadar taze, yumuşak... Keşke, keşke hiç öpmeseydim o zaman bilmezdim teninin bu kadar taze oldğunu.
Dudaklarımı çekemedim yanaklarından. Öpmeye devam ettim, hafifçe kendimi çektiğimde dudaklarından acı bir inleme çıktı.
Yüzü acı ile buruşmuş gözlerini sımsıkı kapatmıştı. Dişlerini sıkıyordu, avucumun içindeki elleri daha da sert kavramaya başladı çarşafı, bacakları, kalçası altımda oynamaya, acısını azaltmak için bir yol arıyorcasına çırpınmaya başladı
" Az sabret, çok az... geçecek güzelim"
Çok hafif harekeletle biraz olsun yumuşattım. Ben de içinde çok zorlanıyordum, çok naif hareket etmeme rağmen öyle sarıyordu ki beni! Ecel terleri dönküyordum. Bedenimden akan terler üstünü ıslatmıştı. Bluzu ter içindeydi.
Yüzümün her milimi, saçlarımın içi, vücudumun her zerresinden terliyordum
Bir süre sonra gidiş gelişim daha rahatlamaya başladığında acı inlemesinin azaldığını fark etmiştim
" Artık o kadar acımıyor gibi? Acımadığını söyle, hâlâ acıyor mu güzelim?"
Cevap vermedi, konuşmuyordu benimle. Kendime küfür ederek içinde gidip gelişime devam ederken aletimin içinde atmaya başladığını hissettim.
Kasıklarıma dek yayılan hazla son birkaç defa daha güzel kalçalarına dayanarak içine aktım. Nefes nefese üstüne uzandığımda Buket'in hiç de iyi olmadığını fark etmiştim.
Baygın gibiydi. İçinden güçlükle çıktığımda çok fazla kanaması olduğunu fark ettim. durmuştu kanaması ama az uz değildi.
Kendimi toplayıp kucağıma aldığımda kollarımda tükenmiş bir beden vardı.
" Senin şerefini sikeyim Volkan, senin amına koyayım "
Kollarımın arasındaki kızın halini görünce kendimden nefret ettim bu sefer. Ben neye dönüşmüştüm, öfke nefret gözümü öyle kör etmişti ki, şu küçücük kıza ne yaptım ben?
Ne istesem zaten yapardı, neden bunu onurunu kırarak canını en fazla acıyacak şekilde yapıyordum. Allah senin cezanı versin Volkan.
Kendime lanet ede ede duşun altına girdirdim. Ilık bir su açıp küvete uzandım onu da göğsüme yatırdım. Altı çıplaktı ama üstünde halen askılısı vardı. çıkartıp üzerime uzandırdığım kızın üstünde gezdirmeye başladım bataryadan gelen ılık suyu.
Başı boyun girintimdeydi, gövdesinden boynuna dek getirdim suyu. Bacaklarına indirdim, kasığına, bacak arasına elimi uzatıp yıkadım.
Kanını temizledim. Bir müddet böyle devam ettikten sonra kenarda duran yasemin kokulu bir vücut şampuanı ile tüm vücudunu ovarak tekrar suyu üzerine tuttu.
Canı acımıştı, arkası yırtıldığı için şampuan canını acıtmıştı. İnledi, üstümde doğrulup gitmeye çalıştı. Gözlerini açamıyordu ama benden kaçmaya çalışıyordu.
Başını öptüm defalarca, sakinleştirmeye çalıştım
"Geçecek güzelim az bekle iyi olacaksın." Huzursuzca birşeyler mırıldanıp karşı koymayı yavaş yavaş bıraktı ve göğsüme sindi. Tamamen duruladıktan sonra ayağımla kuvvetin tıpasını kapatıp bataryayı ayak ucumda attım.
Sırtı göğsümde, başı boyun girintimde yatağa sırt üstü uzanmış gibi bana uzanmış kendinden geçmiş uyuyordu.
Bu yaşta enerjisinin bu kadar erken bitmesi normal değildi. Saçlarını okşarakarak kollarımı vücuduna sardım. Belinde birleştirdim. Boynuma gelen kafasını daha da boynuma soktu, sığınır gibi.
Bir sürü şey mırıldandı ama ben bir tanesini net olarak anladım " Ben sana aşıktım... neden canımı yaktın, naptım ki sana?
Vicdanıma koca bir yük olup çöktü sözleri. Cürüme göre ceza? Ben cürüme göre mi ceza veriyordum bu kıza? Benim de kızım vari? 15 yaşında bir hata işlese...
Ne düşünüyorum ben? O hata benim karımın yaşamına sebep oldu. Üstelik ben bu yüzden değil onu, şikayetini aldığı için karımın katilleri olarak değerlendiriyordum.
Karıma kahramanım demişti. Gözyaşı dökmüştü onun için. Bilmediğim bir şey olabilir miydi? Umarım öğrenmek için geç kalmamışımdır, umarım masum değilsindir de kendimden iğrenmem Buket!
Aynada yüzüme utanmadan bakabilirim.
Kendine gelmedi, tüm gücü tükenmişti. Muhtemelen bana karşı direnirken, kurtulmaya çalışırken kendini tükenmişti.
Banyodan çıkartıp yatağa götürdüm. Üzerine havlu getirip ıslaklığı aldım. Başının altına havlu katıp sardım kafasını. Titriyordu. Üşüdüğünü sanmıyorum odanın ısısı yüksekti. Üstüme boxerımı geçirip yanına uzandım.
Ne zaman sarılsam titremesi azalırdı. Yine öyle oldu. Sırtına sarılmış başımı kafasına sarılı havlusundan gelen kokulara teslim ederken kendini bana döndürdü. Yüzünü göğsüme yasladı.
Elleri ile kendini sarmıştı, ama tüm vücudunu bana teslim etmişti adeta. Kollarımla sardım.
Minicikti kollarımın arasında. Birdaha kendime küfür ettim " Bu kıza mı gücün yetti Volkan. Senin şerefini sikeyim Volkan!"
Elimle başını sarıp kendime daha çok bastırarak sırt üstü döndüm, İyice kendime çektim. Bacağının birisini bacağımın üstüne attı, eli ile bedenime sarıldı. Uyudu.
" Uyu güzelim, buradayım ben"
" Uyandığımda, yanımda olur musun?"
İhtiyacı vardı, çok incinmişti, onuru kırılmış örselenmişti. Onu korumak istedim. Az evvel canını yakmak için her şeyi yaptğım kızı korumak, kendi açtığım yarayı sarmak...
" Olacağım uyu"
Belindeki kolları ile kendini daha sıkı kavradı. Başını biraz daha gömdü göğsüme. Sonra tenimde sıcaklığını hissettim, yanağının, gerdanının sıcaklığı, boynuma temas eden dudağının sıcaklığı.
Kendime işkence ediyordum. Bunca zaman bu küçük kızı suçladım ama artık gerçekle yüzleşme zamanı. Ona her yaptığım işkenceye boyun eğecek kadar güçsüzdü, babası sürükleyerek götürürken karşı koyamayacak kadar güçsüz.
Belki de yanlış kişiden alıyordum intikamımı? Hesabı doğru kişi ile gördüğümden ilk defa bu kadar şüpheye kapıldım. Bir masumun canını yakıyor olabilir miydim?
Cenk ve Mete gibi ben de aynı hatayı yapmış olabilir miydim? Askerim ben, bir konuyu her olasılığı düşünerek araştırırım. Bense bu kıza başından beri hep suçlu ilan ettim, diğer ihtimali hiç düşünmeden.
Kalbimin yeniden kanayacağını bile bile karar verdim eski defterleri tekrar açmaya.
Bir de küçük hanımdan duyarım bakalım ne yaşanmış.