Büyük Baskın

1041 Words
Vera ( Serra) " Oooo arkadaşını da getirmişsin, hoş geldinizzzzz" Elim boşluğa kaydı, Ne kadar da Nazlı' ya benziyor halbukim... " Nazlı senin ikizin mi var?" diye sordum " Yoo, hık( hıçkırık) aldatmış beni şerefsiz" dedi ağzında geveleye geveleye Yarısı koltuktan sarkan Buket ise saçımı çekip " Ne diyor bu ya, keh keh anlaşılmıyor, salak iki kadehle kafayı buldu" diye kahkaha atarken bir ses geldi... " Ahhh kafammmmm" Salak kafasını vurdu! En iyi durumdaki benim galiba yine! " Beni boşayacakmış, bok boşarsın" Yüzü zemine yapışmış söylenmeye devam ediyordu Buket! " Ben çirkin miyim?" dedi Nazlı sağını solunu elleyerek " Hamile bırakmak nedir ya, hadi yedin bir halt elinde mızrak götünde yaprak olan adam bile korunmayı bilir, hık( hıçkırık) bu ne döl israfıdır kardeşim ya!" diye söylendim Nazlı'nın ikizine bakarak! Sevdim bu kızı Nazlı gibi geveze değil... çıtı çıkmıyor, sanarsın yok! Sonunda yapıştığı zeminden kafasını kaldırdı Buket " Ağzına sıçarım o çam yarmasının" " Bunun sarhoşluğu da çok pis oluyor be!" dedi Nazlı (ya da Nazlı'nın ikizi ,seçemiyorum şimdi) kolumdan çekerek. Sendeleyerek ayağa kalktı " Ne demek lan boşanmak, yavşak! " deyip aldı gazı gitti... Nazlı bir müddet arkasından baktı " Nereye gitti o " " Tuvalete" dedim... birkaç dakika sonra geldi " Kızlaaaarrrr giriş kapısı yokkkkk! içeride kaldıkkkk!" bağırıyordu Yok yok ben kesin bunlardan daha iyi durumdayım... " Ulan iki buçuk ay adam bana hemşehri muhabbeti çekiyordu meğer kucağında dansöz gezdiriyormuş !" Nazlı halen aynı noktadaydı, benimse sanki zihnim az biraz toplamıştı... Nazlı'nın ikizi nereye gitti ya? Buket ise evde gardolabı açıp çıkış kapısı arıyordu... " Gidecem o gorile haddini bildiricem" " Kovucam şerefsizi" diye ayaklandı Nazlı da... " Keseceğim çükünü adinin, her yerden çocuğu çıkacak yoksa" diye bir gazla ayaklandım galiba ben de! " O zaman basıyoruz" dedi Buket... Bir süre baktık birbirimize " Siz basın, ben evde temizlik yapıyorum... Neyi var neyi yok hoooop sokağaaaa... sektirsin gitsin göt!" deyip sağa sola çarpa çarpa çıktı Nazlı... neyse ki o çıkış kapısını buldu Biz de ardı sıra... Volkan Sokaktan garip sesler yükseliyordu... bağırma çağırma, kahkaha... " O sesler ne lan ?" dedi Cenk çay doldururken " İt kopuk herhalde " diye cevapladı Mete sofrayı toplarken , bense seslerin giderek gürleşmesine dikkat kesilmiştim " Bu ses çok..." cümlemi tamamlayamadan " Aç lan kapıyı" diye bağıran bir kadın sesi geldi... Kapı çalınmıyor adeta kırılıyor... " Noluyor lan?" dediğimde Cenk " Oğlum bak başka gebe bıraktığın kadın falan yok değil mi ev basacak" " Lan siktir git, senin dansözdür o" " Açsana şerrrrrrtrefsizzzzzzz, puuuuuşt" Kapıyı açmamla birlikte iki ayakta duramayan kadın içeri doğru düştü Katıla katıla gülüyorlardı " Yavvvvvşak da de yavvvvşak! " diye üstüne düştüğü Buket'e küfür tavsiyesi veriyordu Vera Buket ise kahkaha atarak tekrar etti " Yavşak Volkan" " Bana mı dedi lan o ?" Diye sordum Cenk " Valla abi senden başka yavşak yok" " Hösttt" " Ay yani Volkan yok... pardon dilim sürştü" deyince ikisi de bakışını suratları 5 karış bize döndürdüler " Aaaa bunlar ne zaman geldi?" diye soruyordu Buket Vera'ya Vera ise " Kov gitsin kov kov !" diye nerede olduklarını nasıl geldiklerini bile unutmuş tavsiye veriyordu yanındaki zil zurna deliye. Sokakta ise arada bir kadınsesi daha yükseliyordu " Kesin bu da benimki" dedi Cenk bir taraftan da anahtarını aramaya koyularak Mete eğilmiş Vera'yı kaldırdı, bense yerde uzanmaya devam eden elleri ile ritim tutan kıza bakıyordum. " Yavrum sen ne içtin böyle?" diye sordu Vera'ya " Sana ne? Ben buraya kesmeye geldim" " Neyi?" deyince son anda anlamış olacak ki ağzını kapattı kızın " Kanka ben şu kızı eve götüreyim... " Cenk ise yanımızdan hızla anahtarı alıp koşuyordu evine " Ulan herkesin karısı içer kapısına dayanır benimki donumu sokağa atıyor" deyip sokaktan eşyalarını toplayarak eve girmeye çalışıyordu... tabi üstüne kıyafetleri yağmaya devam ederken Benimse gözüm tekrar yerde yatan kadına döndü... " Gel buraya üşüteceksin" deyip kaldırdım. " Çok güzel kokuyorsun" dedi kucağıma aldığımda " Sen de leş gibi içki kokuyorsun " güldü... başını sakladı göğsüme! Ah Buket, nasıl kıydın bize! Yatak odasına götürdüm. " Miden falan bulanıyor mu?" " Nıııısh" deyip uzanır halden oturur pozisyona geçip yakamdan tutup çekti kendine " Kimi boşuyorsun lan sen, hık!" Gülme Volkan gülme! umutlandırma, kararlısın bitti bu iş dönüşü yok... " Otur oturduğun yerde sana kahve yapıp getireceğim, zıkkımlan da kendine gel" " Bok boşarım seni!" diye söylenerek yatağa uzandı... Neden hoşuma gidiyor bu hali, benden vazgeçmek istememesi! Saçmalama Volkan! Seni adam yerine bile koymadı! Ulan güvenmedi sana! Var mı ötesi? Aşağı indim, sert bir Türk kahvesi yaptım. Bir bardak su ile tam arkamı döndüğümde ise asl sürpriz beni bekliyordu... ayakta, çırılçıplak bekliyordu ! Elimdeki kahve düşmek üzereydi! Kendimi son anda toplayıp bakışımı çektim. " Giy üstünü" Siktir bir cisim yaklaşıyor komtan Logart! Bana mı geliyor lan o? Hızla masanın örtüsünü çektim bana doğru gelen kadını dürüm yapar gibi masa örtüsüne sardım Suratını buruşturup baktı " Napıyorsun be?" " Kızım boşanacağız diyorum nesini anlamıyorsun?" Yüzüme baktı bir müddet " hık" Bir de hıçkırığı çıktı! Başını yasladı göğsüme.. at mısın be kızım ,ayakta nasıl uyuyabilirsin... " Buket, bukettt! hey ben böyle işim amına koyayım" Al işte, benimki de ortama giriş yaptı, o da haklı nasıl dayansın... ilik gibi kız... Ah Volkan kendi kendine belanı siktin Volkan, bok vardı eve alacak! Tekrar aldım kucağıma... yatak odasına çıkarttım... amına koyayım bu bacak kopmazsa iyidir! Neyse ki hafif, Nazlı gibi olsa canım çıkardı! Yatağa yatırdım. Saçları yüzüne düşmüştü, Yine o asi teller dolgun, nar çiçeği rengi dudaklarının arasına girmiş, ah ulan şu görüntüye dibim düşüyor! Ölüyorum kızım sana, bitiyorum ama bana naptığının farkında bile değilsin. Beni ezdin, paramparça ettin. Güvenmedin lan, canım pahasına korurdum seni ben? 4 gündür tanıdığın Doğan'a Çiçek'e güvendin bana güvenmedin! Saçını okşadım, alnına defalarca öpücük kondurdum... Ağır içki kokusu bile bastıramamış saçlarındaki o güzel kokusunu ! " Niye be kızım, niye bize bunu yaptın?" Affedebilir miyim? Ben kimseyi affetmedim ki hayatımda! Kendimi bile affetmem hata yapınca! Seni affetmenin bir yolu olsa denemez miyim? Yarın bir gün birisi benimle seni tehdit edip senden bir şey istese ona da mı boyun edeceksin, ondan da mı ruhum duymayacak, haberim olmayacak! Buket yapmaz, Buket boyun eğmez diyemeyecek miyim? Tam kalkıp giderken yanından koluma sımsıkı sarıldı... " Gitme!" kendine çekti... tüm gücü ile... Bir milim oynatamazdı normalde ben müsade etmesem. İzin verdim. Bu bizim vedamız olacaktı. Son bir kere ona sarılmaya benim de ihtiyacım vardı. Nasılsa hatırlamayacak!
Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD