Ömer’in salon kapısının arkasında bıraktığı o ağır sessizlik, süitin yatak odasına kurşun gibi çökmüştü. Yatağın üzerinde, göğsüne kadar çektiği yorganın altında büzülen Leyla’nın kalbi atışını bir türlü yavaşlatamıyordu. Yanakları hâlâ cayır cayır yanıyor, Ömer’in onu kucağına aldığı o birkaç saniyenin sıcaklığı teninden silinmiyordu. “Beni o halde gördü…” diye düşündü Leyla, elleriyle yüzünü kapatıp derin nefesler alarak. “Gözlerinde tek bir çirkin bakış yoktu. Sadece... Sadece o kocaman korku ve içimi eriten o şefkat vardı. Beni yatağa bırakırken elleri nasıl da titriyordu. Ben bu adama nasıl düşman kalacağım? İçimdeki bu ateşi nasıl söndüreceğim?” Zorlanarak yataktan doğruldu. İncinen bileğinin üzerine basmamaya çalışarak yatağın kenarındaki temiz kıyafetlerini giydi. Saçlarını kurul

