Leyla’nın "Bana hükmedemezsin" haykırışı odanın taş duvarlarında yankılanırken, Ömer masanın kenarını sıkan ellerini yavaşça gevşetti. Gözlerindeki o kontrolü kaybetmiş öfke yerini derin, karanlık bir sükunete bırakıyordu. Leyla’ya fiziksel olarak tek bir milim bile yaklaşmadı ama bakışlarındaki o yakıcı kıskançlık aralarındaki havayı kurutmaya yetti. "Hükmetmek mi?" dedi Ömer, sesi bir fısıltı kadar alçak ama bir o kadar da iğneleyiciydi. Dudaklarında o Leyla’yı çileden çıkaran alaycı tebessüm belirdi. "Sana hükmetmek isteyen kim, Aladağ kızı? Ben sadece bana ait olan sınırların muhafızıyım. O şehirli dürüst dostun bu sınıra bir daha yaklaşırsa neler olacağını söyledim, o kadar. Gerisi senin o çok sevdiğin dramatik senaryolarından biri." Leyla, Ömer’in bu aniden vites değiştiren, sanki

