Ömer’in "Kuralları bu odada tek başıma yazarım" tehdidi, aralarındaki o daracık, elektrik yüklü boşlukta asılı kaldı. Leyla, göğsüne bastırdığı yeşil kumaşın arkasından nefes almayı bile unutmuş gibi ona bakıyordu. Ömer’in gözlerindeki o koyu, kıskançlıkla harmanlanmış sahiplenme dürtüsü o kadar yoğundu ki, aralarındaki yemin çizgisi olmasa aradaki o son adımı çoktan yok edeceğini biliyordu. "Sen bana kural falan yazamazsın Karaslan," dedi Leyla, sesi bu kez hırsından dolayı biraz daha pürüzlü ve kısıktı. "Çık git bu odadan. Git ki üzerimi değiştireyim." Ömer, bakışlarını Leyla’nın çıplak omuzlarından yavaşça çekip elinde sıktığı o buruşuk nota indirdi. Adımlarını milim oynatmadan, sadece bedenini hafifçe geriye doğru esnetti ama göz bağını koparmadı. "Bu not aşağıda, çalışma odamın zem

