Yıkılan Kale

1161 Words

Sabahın ilk ışıkları İstanbul Boğazı’nın üzerine vururken, lüks otel odasındaki hava dünden kalan o yarım kalmış patlamanın ağırlığıyla doluydu. Leyla, gece boyunca yatakta dönüp durmuş, Ömer’in boynundaki o ıslak sıcaklığı ve tam dudaklarına uzanacakken çalan o lanet telefonun sesini zihninden atamamıştı. Ayağı hâlâ hafifçe incinmişti ama içindeki gurur, Ömer’e zayıflığını göstermesine izin vermiyordu. Üzerine siyah boğazlı kazağını ve ceketini geçirip kapıyı açtı. Ömer salondaki koltukta, üzerindeki siyah gömleğin kollarını sıvamış bir halde oturuyordu. Masanın üzeri kahve fincanları ve dosyalarla doluydu. Leyla’nın ayak seslerini duyduğu an başını kaldırdı. Kapkara gözlerindeki o bükülmez feodal ağa duvarı yine yerindeydi ama bakışları doğrudan Leyla’nın sargılı bileğine kaydı. "Hazı

Free reading for new users
Scan code to download app
Facebookexpand_more
  • author-avatar
    Writer
  • chap_listContents
  • likeADD