40 gün sonra... Kalabalık yavaş yavaş dağılırken ilk defa yalnız kalacağım karımla belki konuşma fırsatı yakalayacaktım. Beşik mevlüdü de yapılınca kırk gün boyunca evimizde olan aile büyükleri artık evlerine gidiyordu. Bebek çok iyiydi, Hazal da öyle. Üstelik oğlumuza alışmıştı. Doğumdan sonra kendini bebeğe adayınca benimle tek kelime etmeden tamı tamamına kırk gün geçirmişti. Şimdi ben ne desem kendimi haklı gösterebilirdim bilmiyordum. O haklıydı... Ben üzüntüden onu aramayı ertelerken, o stres altında ve endişeli bir şekilde benden bir ses bir nefes beklemişti. Aynı evin içinde onu çok özlemiştim ama dokunmama izin vermiyordu, ona hala sarılamamıştım. Oysa yarama yarası gibi davranmıştı. "Kardeşim, bizde gidelim artık." Ediz'le vedalaşıp papatyayı öptüm. Çok güzelleşmişti ilk yaşı

