Zeyno ise hemen yanlarında, dizlerinin üzerinde çökmüş, bu iki adamın arasındaki o karanlık ve derin pazarlığı çaresizce izliyordu. Mir’in neye söz verdiğini, Devran’ın neden bu kadar ısrar ettiğini anlamıyordu. Bildiği tek bir gerçek vardı: Bir ay önce canından vazgeçen kendisiyken, şimdi abisi onun hayatı için kendi canını feda etmişti. — “Abi ne olur bırakma bizi...” diye feryat etti Zeyno. “Benim yüzümden... Hepsi benim yüzümden!” O sırada ambulansın sirenleri sokağın başında yankılandı. Mir, Devran’ın elini bırakmadan, sanki bırakırsa ruhu da uçup gidecekmiş gibi sımsıkı tutmaya devam etti. Şervan ise çoktan Mir’in adamları tarafından bir arabaya tıkılmış, sonunun ne olacağını bilmeden götürülmüştü. Mir Bedirhan’ın gözleri artık bir dostun gözleri değil, intikam yemini etmiş bir ku

