İçeri girdiklerinde Zeyno’nun gözleri doğrudan Devran’a gitti. Yatağında yarı doğrulmuştu. Rengi solgundu ama gözleri… Gözleri hâlâ gülüyordu. Zeyno o an boğazında bir düğüm hissetti. Adımlarını yavaşça atarak yanına gitti. — “Abiciğim… nasılsın?” dedi, sesi kırılmamak için direnir gibiydi. Devran hafifçe gülümsedi. — “İyiyim güzelim,” dedi. “Seni gördüm ya… daha iyi oldum.” Mir gülerek araya girdi. — “Beni görünce hiç etmiyorsun kirvem böyle laflar.” — “Valla seni görünce de bir hoş olmuyor değilim,” dedi Devran, zayıf bir kahkahayla. — “Ulan bu halde bile benimle uğraşıyorsun ya,” dedi Mir. “Ne diyeyim ben sana.” — “Ne varmış lan halimde? Turp gibiyim,” diye karşılık verdi Devran. Mir diğer sandalyeye oturdu. Bir an sustu. Sonra sesi ciddileşti. — “Gördüğün üzere herkes burada.

