Selvi Mağazadaki askılar arasında kaybolan annem ve ablalarım aksine, benim sabrım çoktan tükenmişti. Ablam elindeki elbiselere dalmışken, telefonunu sessizce alıp Volkan ağabeyin numarasını rehberime kopyaladım. Çektiğim o malum fotoğrafı ona gönderirken tek bir cümle yazdım: “Ben Selvi. Şu an çarşıdayız.” Cevap anında düştü: “Tam olarak neredesiniz?” Mağazanın ismini verdim ve ekledim: “Ablamla konuşmak istemiyorum. Önce ikimiz konuşalım.” Kısa bir duraksamanın ardından, “Tamam,” dedi. “Dışarı çıkabilir misin?” Anneme dışarıda biraz dolanacağımı söylediğimde yüzümdeki ifade o kadar asıktı ki, "kal" demeye cesaret edemedi. Caddeye çıktığımda Volkan ağabeyin aracını gördüm; köşede, sinyalini yakmış bir gölge gibi bekliyordu. Yanına gidip ön koltuğa, bir sorgu memuru kararlılığıyla

