Hanna Koray beni o kadar bunaltmıştı ki artık nefes alamadığımı hissediyordum. Eğer şu an Sultan Hanım’a olan o derin saygım olmasaydı, çoktan ona haddini bildirmiş, sesimi tüm mahallede yankılatmıştım. Her lafı, her bakışı, her zehirli iması... Adeta sabrımın sınırlarını test etmek için özel bir çaba harcıyordu. Fakat biliyordum ki; Ece’nin evine adım attığımızda rüzgâr tersine dönecekti. Orada kimsenin gölgesinde sığınmayacak, kimsenin nezaket kurallarına takılıp kalmayacaktım. Koray’a öyle bir karşılık verecektim ki; bir daha ne benimle ne de kızlarla uğraşmaya cesaret edemeyecekti. O sözde "kıskançlık" adı altında yaptığı laf sokmaların, altındaki o karanlık niyeti çok net görüyordum. Asıl mesele kızlarının sevgisini paylaşamaması. Selvi bile babasının ona baskı yapmasını enge

