Zamanın size getirdikleri vardır. Neyi, ne zaman, niye getirdiğini bilemezsiniz. Bana yalnızlığı getirmişti galiba. O zaman doğru gelen şeyler aslında hiç de doğru değildi. Canı veren Allahtı. Alan da o olmalıydı. Özgür hoca tutmuştu beni kolumdan. Çekip çıkarmıştı. Ayağım acıyordu biraz. O da duvara çarptığım için galiba. Herkes aşağıda toplanmıştı. Şimdi yaptığıma çok pişmandım. Neden böyle bir şey yapmaya kalktığımı bilmiyordum. Sabretmeden Yunus Peygamber gibi kaçıyordum. Oysa beni yutan bir balık olmayacaktı. Kaç sene orada kalıp nefsimi terbiye etmeyecektim. Nefsimi bu okulda terbiye etmeliydim. “Niye yaptın” dedi Özgür Hoca sert sesiyle. Başımı öne eğdim. “Niye yaptın” diye bağırınca sıçradım yerimden. Senin yeğenin bana oyun oynamış diyemezdim. Bir şey demek de istemiyordum. “b

