Telefonu açtığımda kızını merak ettiğini düşünüp haber verecekken telefonda cırlayan kadını boğmamak için zor tuttum kendimi. "Seni pislik! Babana demişsin artık anneme maaş verme, bana ver diye! Seni sadece maaş için evde tutuyordum. Ama artık o da yok. Defol artık gelme bu eve. İyiki kovmuş üvey baban seni evden. Sokakta kal artık. Umrumda bile değilsin. Zaten sen doğduğundan beri belaydın başıma. Niye doğurdum ki seni o pislik babanla evlenmeden? Hayatı zehir ettin bana. Artık ne hâlin varsa gör. Bütün eşyalarını da attım evden. Ne hâlin varsa gör.. Umrumda bile değilsin. Ve şunu asla unutma. Senin bir annen yok artık!" Duyduklarımla kanım çekildi adeta. Başındaki o yara... Ayağındaki izler... Ulan! Hayatımda hiç bu kadar sinirlendiğimi hatırlamıyordum. Dün bile bu kadar sinirlenme

