Şansıma küfürler savururken bir yandan da masum yalancıyla o şerefsiz Ahmet arasında geçen kavgayı izliyordum. Bak sen... Ben bu kızı ne sanıyordum, içinden ne çıkmıştı. Hem küfürbaz, hem cesur. Oysa dışarıdan saf biri gibi duruyordu. Tam ben aklımdan bunları geçirirken masum yalancının bakışları bana döndü. Beni hayranlıkla süzmesi bir saniyeyi alsa da bir anlık boşluğuna denk gelmişti ve Ahmet piçi cebinden çıkardığı bıçağı kızın boynuna doğrulttu. Öfkeyle ileri atılacakken son anda durdum. Eğer hemen şimdi atılırsam bu Ahmet'in hoşuna giderdi ve o kızın benim için önemli biri olduğunu sanırdı. Bu ihtimal beni oldukça sinirlendirirken zorlukla yerimde duruyordum ve öfkeyle ikisine bakıyordum. Başıma ne işler açtın masum yalancı! Mert, Arda ve Oğuz şaşkınca bir bana bir de o kıza

