Aynadaki yansımama bakıp derin bir iç geçirdim. Yorgun ama güzel gözlerim yıkılmadım ama ayakta da değilim der gibi bakıyordu. Tuhaf hissediyordum. Her şeyini kaybetmiş bir kıza göre fazla hissizdim. Sebebi neydi ben de bilmiyorum ama sonunun iyi olmayacağı kesindi. Zaten mevzu bahis bensem hiçbir şey yolunda gitmezdi. "Hazır mısın?" Atakan'ın sesini duyduğumda bakışlarımı oraya çevirdim. Boyumu uzun göstersin diye giydiğim topuklu botları sürükleyerek yanına ulaştığında öfkeli olduğunu gördüm. Zira bakışları öyle kapalıydı ki yakından bakılmadığı sürece duygularını asla açık etmezdi. "Ben hazırım da... Bir şey mi oldu, sinirli gözüküyorsun?" Cevap vermedi. Onun yerine arkasına dönüp hızlı adımlarla merdivenlerden inmeye başladı. Kaşlarımı çatıp onunla birlikte ben de inmeye başladım.

