Barlas, Masal'ın yanında dikilmek yerine, gösterişli bir hareketle yatağın kenarına, Masal'ın hemen yakınına yayıldı. Masal'ın kendisini bu kadar savunmasız hissettiği bir anda, bu rahat tavrı, Barlas'ın baskınlığını pekiştiriyordu. Gözleri, aylardır görmediği karısının üzerinde gezindi. Bedeninin gittikçe çöktüğünü, zayıflayan vücudunda kemiklerinin daha belirgin hale geldiğini fark etti. Ancak kabul etmek zorundaydı ki, bu çöküş bile onun doğal güzelliğinden hiçbir şey götürmemişti. Barlas, Masal’ın güzel olduğunu kabul ediyordu, ama o koyu renk saçlı, buğday tenli kadınları severdi. Masal'ın sarışın ve zarif görüntüsü, tipine tam olarak uymuyordu. Bir de o hastalıklı takıntılı halleri vardı ki, ciddi anlarda rahatsız edici oluyordu. Ama tüm bu düşüncelerine rağmen, Masal’ın kendisini

