Sebastian, solgun ışıklı odanın ortasında, nefes nefese kalmış bedenini toparlamaya çalışırken Edgar, yerdeki saldırganın bilek bağlarını kontrol ediyordu. Elina hâlâ köşede oturuyordu; boynundaki kızarıklık belirginleşmişti. Nefesi düzensizdi ama bilinci açıktı. Odanın ağır havasında, henüz geçip gitmemiş bir tehlikenin kokusu hâlâ asılıydı. Edgar doğrulup Sebastian’a döndü.“Onu üst kattaki boş odaya kilitleyeceğim efendim. Kraliyet muhafızlarına hemen haber vermem gerek.” Sebastian başını salladı.“Elbette. Ama dikkatli ol, Edgar.” Uşak katilin bedenini tutup sürükleyerek merdivenlere yöneldi. Elina ise hâlâ oturduğu yerde, elleriyle boğazını tutarak titriyordu. O anda evin içinden hızla gelen ayak sesleri duyuldu. Kapı açıldı ve içeriye Madam Vanessa girdi. Saçları dağılmış, paltosu t

