Elina, Lucas’la konuşmalarının ardından ayakları yere basmıyor gibiydi. Geceleri yastığına sarıldığında aklında yalnızca onun sesi, onun gözleri vardı. Ama kalbindeki kıpırtıları, Madam Vanessa’nın disiplinli evinde bir sır gibi saklamalıydı. Neşesini bastırmaya çalışıyor, gözlerinde dans eden ışıltıyı gören kız kardeşlerinin alaycı bakışlarından saklanıyordu. Fakat içinde, Lucas için bir şey yapma arzusu kabarıyordu. Onunla tekrar buluşmak, ama bunu utangaç bir kızın bahanesiyle değil, haklı ve önemli bir gerekçeyle yapmak istiyordu. Kendini nihayet Madam Vanessa’nın karşısında bulduğunda kalbi güm güm atıyordu. Duruşunu dikleştirdi, ellerini arkasında birleştirerek konuşmaya başladı:“Madam, sanırım artık zamanı geldi,” dedi cesaretle. “İlaçları ve bilekliği çalan hırsız hâlâ bulunmadı.

