Elina malikânenin taş basamaklarından ağır adımlarla inip avlunun kenarına çekildi. Kapı artık arkasında kapanmıştı, ama zihninde hâlâ ağır ağır kapanan kanatların gıcırtısı çınlıyordu. Bakışlarını çakıl taşlarının üzerinde gezdirirken gölgeler arasından çıkan adımları duydu. İlk olarak Mira göründü, hemen ardından Sofia. İkisinin de yüzünde merak ve ihtiyat karışımı bir ifade vardı. Elina başıyla onları selamladı, gözleriyle “ne buldunuz?” diye sordu adeta. “Arka bahçeye çıkan bir yan geçit var,” dedi Sofia, nefesini toparlarken. “Çok eski bir hizmetli kapısı. Demir ama paslanmış. Dışarıdan kolay kolay fark edilmez.” “Camlar kapalıydı,” dedi Mira, endişeyle etrafa bakınarak. “Hepsi. Perdeler çekilmiş. Hiçbir yerden içerisi görünmüyor.” Elina başını salladı, gözleri hâlâ malikânenin yü

