Madam Vanessa pencerenin önünde durmuş, sabah güneşinin solgun ışıkları arasında usulca iç çekiyordu. Şehir, yeni bir güne uyanırken evin içi hâlâ uykunun gölgesindeydi. Fakat Elina’nın kalbinde uyuyan hiçbir şey kalmamıştı. Lucas’ın gideceğini duyduğundan beri içinde kopan fırtınalar, yüzüne yansımamıştı belki ama Vanessa onun gözlerine bakınca her şeyi anlamıştı. Elina, Malikhanenin salonuna çağrıldığında kalbinin atışı hızlanmıştı. Yine de sakin ve temkinli bir duruşla salona girdi. Vanessa onu oturttu, sessizce masasının çekmecesini açtı. Bir zarf çıkardı. Kalın bir zarf. Elina’nın gözleri hemen dikkat kesildi ama sesini çıkarmadı. “Lucas, yarın sabah erkenden yola çıkıyor,” dedi Madam. Sesi sakindi ama gözlerinde bir yumuşaklık vardı. “Eğitimini tamamlaması için şehirden uzaklaşması

